6ecc837a-d567-41df-8416-e46fb36a5347

Bünyamin Ertekin

Geçtiğimiz yazımızda “Ülkemiz Kimyasal Saldırı Altında” başlığı ile Kimyasal Uyuşturucu kullanımına dikkat çekmeye çalıştık. Bu yazımız da da Uyuşturucu ile mücadele konusunda savaş veren “Gönül Erlerinden” biri olan Enes Şimşek Hocamızın haklı mücadelesine yer vermek istedik. Enes Şimşek Bey, İzmir’in Konak İlçesi, Basmane semtinde Hz. Ayşe Derneği temsilcisidir. Allah (cc) ve Hz. Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sav) sevgisi ile uyuşturucu ile mücadele ediyor.

20120698_10213572011795334_2088020801_n (1)

Enes Şimşek, bu yolla nice gençlerin madde bağımlılığından kurtuluşuna vesile olmuş. Kendisinden bu onurlu mücadelesini anlatmasını rica ettik. Bakın mücadele nasıl başlamış!

Kıymetli hocam öncelikle ENES ŞİMŞEK kimdir, kendinizden kısaca bahseder misiniz? Selamun Aleyküm ben Enes Şimşek. 1981 İzmir doğumluyum, aslen Aydınlıyım. İstanbul’da Mahmut Efendi hazretleri medreselerinde ilim tahsil ettim. Askerlik sonrası da İstanbul’dan İzmir’e geri geldim. Evli ve üç çocuk babasıyım. Madde bağımlılığı ile mücadelenize ne zaman ve nasıl başladınız? 2002-2003 senelerinde Yurt çapında Emr-i bi’l-mâruf çalışması için 81 ili gezdim. Köy, kasaba, birahane, pavyon, kahvehane adeta çalmadık kapı bırakmadım. Ardından da Mahmut Efendi hazretlerinin talebesi Mustafa Ekin Hoca’nın emri ile uyuşturucu ile mücadeleye başladık. 2010 yılında İzmir’e yerleştim ve çalışmalara başladım. 2015 yılında da Hz. Ayşe Derneği’nin temsilcisi olarak çalışmalarımıza devam ettik. Şu an da derneğimiz vesilesi ile madde bağımlısı birçok kişinin kurutulması için çalışmalarımız devam ediyor.

Madde ile mücadele esnasında tecrübelerinizden yola çıkarak bağımlılık nasıl başlar? Bizim karşılaştığımız uyuşturucuya başlayanların birçoğu Bir kereden bir şey olmaz deyip de uyuşturucuya başlayanlar oluyor. Malumunuz, nefsimiz günaha meyilli yaratıldığından insanoğluna haram tatlı gelir. İnsan olarak imtihan gereği günaha meyilli varlıklarız. Şeytan ve şeytanlaşmış insanlar, ( kötü arkadaşlar ) uyuşturucuya teşvik noktasında en önde gelen etkenlerdendir. Sihirli söz: “BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ!” Bu kelime kişinin kulağına fısıldanıyor. Kişi de ona kulak verip bir kere uyuşturucuya meyil edip başladığı anda iş bitiyor, sonra ikinciyi, üçüncüyü arzuluyor, ondan sonra da kurtuluşu zor bir sürece giriyor. Eskiden madde kullanımı sokak serserilerinin işi idi. Şu an geldiğimiz noktada, halkın her kademesinden insanın bu tuzağa düştüğünü görüyoruz. Semtimizde uyuşturucu çok normal hale geldi. Ayrıca en büyük sıkıntı aile! İş ailede bitiyor. Aileler çocuklarına şiddet uygulamamalı, dışlamamalı, ayrım yapmamalı, onları sokağa mecbur etmemeli! Çünkü sokaklar, çocukları yutmak için hazır bekliyor! Her köşe başında bir yol kesici, zehir taciri çocuklarımızın bu halinden beslenmek üzere hazır bekliyorlar!

Kurum olarak Madde bağımlılığı ile ilgili yaptığınız mücadeleyi bize anlatır mısınız? Hz. Ayşe derneğimiz İzmir’in varoş tabir ettiğimiz semtlerinden Basmane semtinin göbeğinde hizmet vermektedir. Mekânımız 3 katlıdır. Bağımlılıktan kurtulmak isteyip, gerek arkadaşları vesilesi ile gerek de aileleri tarafından bize getirilen madde bağımlısı arkadaşları yatılı misafir ediyoruz. Sahada ve derneğimizde görev yapan arkadaşlarımız var, ben onlara “ZEHİR AVCILARIMIZ” diyorum gelen misafirlerimizin 7/24 yanlarından ayrılmıyorlar. Kesinlikle misafirlerimizi yalnız bırakmıyorlar. Adeta gölgeleri gibi takip edip ta ki bağımlılıktan kurtulana kadar birlikte oluyoruz. Peki, bu süreç ne kadar sürüyor? Yaklaşık üç ila altı ay misafirlerimiz ile beraberiz. Bu sürede misafirlerimize Allah celle celâluhu Hazretlerini ve Habib’i olan Hz. Muhammed Mustafa’yı (sav) anlatıyoruz. Misafirlerimiz kısa süreli eğitimin ardından tövbe ediyor, namaza başlıyorlar. Tabi bu iş anlattığımız kadar kolay değil, bu zaman zarfında çok sıkıntılar yaşanıyor, kriz geldi mi saldırganlaşıyorlar. Biz de onların bu kriz anlarında zor zamanlar geçiriyoruz. Ancak Kriz anları bizim asıl mesai zamanımız oluyor. Kurtulduğuna kanaat getirdiğimiz ana kadar süreç devam ediyor. Kurtulan arkadaşlarımız meslekleri varsa işlerine dönüyorlar. İşleri ve meslekleri yoksa biz esnaf ve sanatkârlarla görüşüp işe sokuyoruz, topluma kazandırmaya çalışıyoruz. Hocam ne mutlu sizlere Değerli kardeşim Eğer Allah rızasını gözetirsen bu işten gerçekten mutluluk duyuyorsun. Biz bir insanın kurtuluşuna vesile olduğumuzda çok mutlu oluyoruz. Tarifi imkansız ir mutluluk bu.

Madde ile mücadelenizde sizi en çok etkileyen, unutamadığınız bir iki anınızı paylaşır mısınız? Tabi bu anlamda anı defterimiz baya bir dolu. Beni en çok üzen anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bonzai bağımlısı bir kardeşimiz ailesi vesilesi ile bize getirildi. İsmi Şehmuz idi, Şehmuz yaklaşık altı yedi ay yanımızda kaldı, maddeden iyice sıyrıldı. Biz hiç yalnız bırakmadık, tıpkı kundaktaki bir bebek gibi gözünün içine bakıyorduk. Bir gün eve gitmek istediğini söyledi. Ben de yaran daha çok taze gitme dedim. Israr etti. Arkadaşları ile görüşmemesi ve Cuma günü bağımlılara özel yaptığımız sohbete yetişmesi koşulu ile izin verdim. Ama maalesef Şehmuz arkadaşlarının son sefer içelim ısrarlarına dayanamamış ve son sefer diyerek içmiş, biz Cuma günü bağımlılara sohbet yaptığımız sırada ölüm haberi geldi. Şehmuz Bonzai içmesi sonucunda kalp krizi geçirerek öldü. Yani bu işin bir keresi, son keresi yok, Sonu Ölüm! Sonu İki cihanda da hüsran, çok üzücü! Uyuşturucu konusunda Resmi kurumların çalışmaları sizce yeterli mi? Uyuşturucu ile alakalı bir çalışmaya katılmıştık, tüm kurumlar kendi çalışmalarını akademik bir dille çok güzel açıkladılar. Gerçekten de teorik olarak anlattıkları doğru idi, sıra bize geldi. Sarık cübbe kürsüye doğru ilerledim. Kılık-kıyafetimiz yüzünden, bu hocaların burada ne işi var tarzı bakışlar altında kürsüye çıktım ve dedim ki anlattıklarınızın altına imzamı atarım ancak bana bu güne kadar kaç kişi kurtardınız? İstatistik gösterin, rakam verin, dedim. Herkes birbirine baktı inanın kimse doğru dürüst bir rakam veremedi.

Elhamdülillah, bizde binlerce örnek mevcut. Bakınız, Nasreddin Hoca damdan düşmüş, hocam nasılsın demişler. Nasrettin Hoca: “Bana damdan düşen birini getirin, anlatayım” demiş. Ben de açık söyleyeyim: Memur zihniyeti ile olmaz. Sabah 8’de gelirim, akşam 5’te giderim dersen olmaz. Bu âlem, bu hayat gece başlıyor. Bağımlılar sabaha kadar geziyor, neredeyse öğleden sonraya kadar uyuyorlar. Bu yönü ile memur zihniyeti ile bu olaylar çözülmez, çok zor. Gerçekten bu ortamdan, uyuşturucudan, bonzai illetinden adam kurtarmak istiyorsak bu insanlarla beraber olacağız. Gerekirse bu insanlarla yatacak, bu insanlarla kalkacağız. Dertleşmek istediğinde yanında siz olacaksınız.

SİZ YOKSANIZ MADDE İLE DERTLEŞİR!

Ağlamak istiyorsa beraber ağlayacaksın, yoksa madde ile ağlar! Seviniyorsa beraber sevineceksin, yoksa madde ile sevinir! Kısacası dillerinden anlamak lazım, yakınlaşmak lazım! Şu an bu semtte hemen hemen her köşe başında “Torbacı” dediğimiz satıcı dolu. Önce din eğitimi ile toplumun kalbine Allah (cc) korkusu işlenirse bu çocuk uyuşturucudan da uzak durur, hırsızlılıktan da uzak durur. Allah’ın (cc) yasakladığı her işten uzak durur. Şimdi kimse kanundan korkmuyor. Korkutmakla olmaz , resmi kurumlar KUCAKLAMALI…! Bu konuda uygulanan cezalar sizce caydırıcı mı? Bence cezalar yeterli değil. Bu işi yapanlar tek başına yapmıyor, bu iş ekip işi. Torbacılar ya 3 ya da 4 kişi, asıl patrona ulaşılmıyor, baş duruyor. Asıl patron, arka tarafta oynuyor. Torbacı yakalandı mı, asıl patron ona ceza evinde bakıyor, yerine hemen yeni birini koyuyor. Bu suçtan dolayı içeri girip de çıktığında tekrar bu işe başlamayan kaç kişi var, bunu sorgulamak gerekiyor. Uyuşturucu bir isyan mıdır? Evet uyuşturucu bir isyandır ve başka günahlara da kapı açar. Allah’ın yasakladığı şeyler yalnız bonzai ile sınırlı değil.

A’sından Z’sine kadar hangi madde olursa olsun

ALLAH’A KARŞI GELMEKTİR, ALLAH İLE SAVAŞTIR!

Allah bize yasaklamış bunu, “Allah kullanma” demiş ama kul da ben kullanırım, bir şey olmaz demişse artık kötü günler onu bekliyor demektir. İnsan bu Tuzağa düştü mü? , çalışmıyor. Vücut belli bir kullanımdan sonra buna müsaade etmiyor. Maddeyi de bulması lazım, bu sefer ya gidecek hırsızlık yapacak, ya metrolar da, otobüs duraklarında 1 lira isteyecek, ya gidip gasp yapacak, ya anne babasını dövecek, parayı ellerinden alacak, ya çoluk çocuğun rızkını götürüp verecek… Bir şekilde bu parayı temin edecek, bunu içecek. Uyuşturucu İnsanı insanlıktan çıkarıyor. “Uyuşturucu tezgâhına Karısını getireni dahi gördüm”. Semtimiz de Bir genç vardı yeni birkaç senelik evli idi işi gücü yerinde sapa sağlam bir delikanlı idi. Uyuşturucu tezgâhına düştü işini kaybetti parasını bitirdi evdeki eşyasını sattı en sonda satacak bir şey bulamayınca karısını torbacılara getirdi alın karımı sizin olsun bana uyuşturucu verin diyerek karısını ortaya attı. O an içinde vicdanından kırıntılar kalan uyuşturucu müşterilerinden biri bu olaya şahit olunca Kadının o haline dayanamayıp bu genci vurdu yaraladı TV lere Gazete’lere yansıdı bu olay Biz bu mücadeleyi ibadet şuuru ile yapıyoruz.

Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor ki, Ya Ali “Bir kişinin hidayetine vesile olan, Güneş’in üzerine batıp doğduğu her şeyden hayırlıdır” biz buna inandık, iman ettik. Bir kişiyi kurtarabilirsek Dünyalar bizim oluyor. Bu Hadisi şerif bizi heyecanlandırıyor, zorluklara karşı teselli edip güç veriyor. Enes Hocam son olarak bizim aracılığımız ile iletmek istediğiniz bir mesaj varmı? Değerli kardeşim Bu iş tek elden olmaz, biz burada gönüllü mücadele ediyoruz. Bu iş kolay değil, beş-altı arkadaş tamamı ile gönüllü olarak Allah (cc) rızasını gözeterek mücadele veriyoruz. Mekân sıkıntımız ve maddi sıkıntılarımız var. Gerçekten Resmi kurumlarında Stk lar’ın da derdi uyuşturucu ile mücadele ise eksik kaldığımız yerde Resmi kurumlardan destek istiyoruz. Resmi kurumların da eksik kaldığı yerleri doldurmaya iş birliği yapmaya hazırız. Beraber bir ekip çalışması yapalım. Gerçekten derdimiz, davamız bu ise el ele vermemiz gerekiyor. Belediyelerden, Kaymakamlıklardan, Başbakanımızdan, Cumhurbaşkanımızdan hem Maddi hem de Manevi destek istiyoruz.

Yorum Yazın