SURİYEDE NE İŞİMİZ VAR?
Bu ülkede iftira haberlerin tezgâhlandığı çok sayıda pislik yuvası ve bunların oralara üşüştüğü sosyal medya kalpazanları var… Enselendiğinde “hayır ben değildim” şeklinde kıvırabilmek için çoğunun kod adı, lakabı vardır. Hürriyet, ODA TV gibi müfteri ve kirli haber sitelerinde üs kurmuşlar… Birisi yalan haberlerle temiz beyinleri kirletme işini yürütürken, diğerleri kanguru gibi zıplayıp, sağa sola iftira yayıp, psikolojik savaş yürütmekte… ERDOĞAN nefreti ve paranoyası gözlerini bürümüş… Gerçeklerle bağlarını koparmış… Onun olmadığı bir ülke hayal ediyorlar. Ama bilmiyorlar ki; sadece rüyalarında görürler, o da bulanık…
Tedavi olmak yerine, her halükarda kendi devletine ve hükümetine çatmakla huzur buluyorlar… Bu sakat ve hastalıklı yorumlara karşılık vermek bile, onların piyasa değerini artırıp hak etmedikleri bir teveccühe sahip olmalarını sağlıyor maalesef. Biz de sadece ifşaları adına yazıyoruz bunları.
Hele şu işe bakın. SÜLEYMAN ŞAH türbesi, sırf savaşa müdahil olmamak, korumak amacıyla sınıra yakın bir noktaya getiriliyor diye, siyasi otoriteyi korkaklıkla itham ediyorlar… Türkiye’nin DAEŞ’ ten petrol aldığı iftirası nedeniyle CIA bile özür dilemişken, kendileri de henüz takkelerinin düştüğünün farkında değiller ki; bu bayatlamış malları bile iftira vitrinlerinden indirmiyorlar… Şimdilerde yedi düvelin çocuklarına karşı Suriye’de başlattığımız savaşın adını REİS’ in şahsi operasyonuymuş gibi sunuyorlar… Sözde vahşeti kınama adına; DAEŞ’in özenle hazırladığı şiddet videoları üzerinden halkı korkutup moralini bozmaya çalışıyorlar… Kısacası bu hainlerin kendi ülkelerine çatmaktan başka işleri yok… Enteller, danteller liboşlar, mankurtlar ve propan takımı bilinçli bir çarpıtma içinde… Büyük Şeytana (ABD) ruhlarını teslim ettikleri için de varlıklarını sürdürebiliyorlar. İçteki hain istihkakı tıka basa dolmuş durumda. Hatta bir kısmı tutamaklara tutunmuş, ayakta yolculuk yapıyor…
Şu dallamaların dediklerine bakın : “Yüzbinlerce Suriye’li Türkiye’de gününü gün ediyor. Onlar burada çocuk sahibi oluyor. Bizim askerimiz, çocuklarımız orada şehit oluyor”
“Türkiye’nin iç meseleleri bitti de Suriye’yi halletmek mi kaldı”
Sele kapılmış kütük gibi, bunların peşine takılanlara birkaç cümle ile de olsa seslenmemiz gerek… Ülkemin aklı karışmış yürekli insanları, Vatansever kardeşlerim! Biz Suriye’ye ne Sünnileri ne de Özgür Suriye ordusunu korumak için girdik. Milyonlarca km den gelip oraya otağ kuranlara inat, oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu bertaraf etmek ve bekamızı korumak adına girdik. Onların azgın emperyalist emellerinin aksine hak, hukuk adalet ekseninde bir müdahale bu, kimsenin şüphesi olmasın. Evet canımız yanıyor belki ama hiç kimse de mağdur edilmiyor.

Mağdur edebiyatı yapıp, içinizi karartanlara da asla teslim olmayın. Sadece tebessüm edin ve ilgisiz kalın! Bu onlara yeter…
Sonra biz oraya girmeden önce de, kimseyle canciğer kuzu sarması da değildik… Onlarla aynı düşünceyi paylaşan insanlardan oluşan yüzlerce canı, Ankara Garı ve Suruç’ta bunların hain bombalarına kurban vermedik mi? Biz “artık Yok’uz! Ne haliniz varsa görün” dediğimizde, teröristler de aynısıyla mukabele edip geri çekilmiyor… Tam tersine bunu acziyet gibi algılayıp, iyice cesaretlenip azıyorlar… Suriye’ye girmek demek, sivrisinekle uğraşmak yerine, bataklığı kurutmak demektir… Suriye’ye girmek demek, güneyden paravan bir devletle Türkiye’yi kıstırmaya çalışan İblis-ül Kübra ABD’ye dur demektir… Suriye’ye girmek demek, mecburen oynamak zorunda kaldığın bir oyunda, hücum üstünlüğünü eline geçirmek, rakibi sahasına hapsetmek demektir… Üzerindeki ölü toprağını silkeleyip, ayağa kalkmak, neşteri yaraya, yumruğu masaya vurmak demektir… Yani biz Suriye’ye turistik seyahat için değil, terör üreticisi İblis-i Kübra’ ya şah demek için girmek zorunda kaldık… Ama bu operasyonda rahatsızlığın boyutuna ve mahfillerine bakılırsa; sanki Suriye’ye değil “başka birilerinin bahçesine girmiş” gibiyiz…
Her ülkenin kendine göre az çok bir HAİN kotası vardır… Ama Anadolu ve Marmara toprakları bu açıdan o kadar verimli ki. Adeta her metrekareye 6.000 hain düşüyor. Böyle olmasaydı, üzerinden gelip geçen bunca devlet ve uygarlığa mezar olmazdı…
SİZ SİZ OLUN AKLİ, VİCDANİ, GERÇEKÇİ VE TARAFSIZ OLUN. SUNULAN İFTİRA ZEHRİNİ ZEMZEM İŞTAHIYLA İÇMEYİN. SORGULAMADAN YAZILAN, ÇİZİLEN, ATILAN HERŞEYE OLDUĞU GİBİ BİAT ETMEK MİLLETİN VE ÜMMETİN SON KALESİ ÜLKEMİZE YAPILABİLECEK EN BÜYÜK İHANETLERDEN BİRİDİR. AMAN HA DERİM. MÜFTERİLERİN OYUNUNA GELMEYİN…

f4756e41-ba02-4e20-a56b-3c5b953283bb

Yorum Yazın