12509565_10208211979837885_3800725450572783952_n

Bünyamin Ertekin’in kaleminden

Ramazan Ayının Yol Kesicileri ve Teravih Namazı

Muhterem kardeşlerim Rabbimize sonsuz şükürler olsun. Peygamberimiz Hz Muhammed Mustafa (sav) nın Ümmetimin ayı dediği Ramazan-ı şerif ayına sadece günler kaldı. Ramazan ayının yaklaşması ile yine bildik basın-yayın organları yine hiç biri yabancı olmayan polemiklerine başlayacaklar, teravih namazı var mı, yok mu diye milletimizin kafasını karıştıracaklar. Biz de tartışma başlamadan son noktayı koyalım istedik. Bu konu da her şey çok açık ayan beyan ortada. Üstelik her yıl bu konularda asılsız haberlere karşı Diyanet İşleri Başkanlığı açıklamalar yapıyor.

Tüm bunlara rağmen şu günler de milletimizin zihnini bulandırmak maksatlı olduğuna inandığım bu tür haberleri ekranlarda, gazetelerde tekrar görürsek şaşırmayalım. Bu basın-yayın organları Ramazan da bu tür meseleleri gündeme taşıyarak hem reytinglerini artırmaya hem de senede bir ay olsun bu ayın manevi havasına kapılarak camide namaza başlayan Müslümanların ayağını camiden kesmeye çalışıyorlar. Tabi onlarda biliyor Şehrü Ramazan da şeytanların zincirlendiğini, yoksa şeytanın vazifesini kim üstlenecek hiç vakit kaybetmeden işe koyuluyorlar. Rabbimiz (cc) Hz leri En’am Suresi 112. Ayette şöyle buyuruyor. “Böylece Biz, her peygambere insanların ve cinlerin şeytanlarını düşman etmişizdir; bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Eğer Rabbin dileseydi bunları yapmazlardı. O halde onları iftiraları ile başbaşa bırak!“ Bu ayettenden de anlıyacağınız gibi şeytanların bir kısmının insan cinsinden, bir kısmının da cin cinsinden olduğu anlaşılır.

Hepimiz iyi bilmeliyiz ki, “İslâm’da teravih namazı diye bir namaz vardır.” Bu namaz, Ramazan gecelerinde kılınan bir namazdır. Teravih namazı ile alakalı tüm mezhepler ittifak halindedirler. Bir tek istisnası vardır. O da bugün bu namaza itiraz edenlerin tarihteki tek benzerleri olan ve konuya mezhepsel, ideolojik bir taassupla yaklaşan Fatımî Sultanlarıdır ve bu namazı yasaklamışlardır. Tarihçilerin kaydettiklerine göre yasaklamakla da kalmamışlar, teravih namazını kılmakta ısrar edenleri şiddetle cezalandırmışlardır. Ramazan gecelerinde Teravih namazı Hz. Peygamberimizin (sav) bu namazı kıldığı günden beri Ramazan ayında İslâm diyarlarında hep kılına gelmiştir. Ramazan gecelerinde kalabalık cemaatler halinde büyük bir coşku ile kılınan terâvih namazı, aslında teheccüd gibi bir gece namazı hükmündedir. Ramazan gecelerinde kılınan bu namazın, dinî bir görev olduğuna inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek kılınması halinde, geçmiş günahların bağışlanmasına vesile olacağı müjdesi verilmektedir.

 

Ebû Hüreyre (r.a) den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Kim ramazanın faziletine inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek terâvih namazını kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” Bu hadis-i şerif Ümmeti Muhammed için büyük bir müjdedir. Terâvih namazının önemini dikkate alan İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe Hz leri de teravihin “sünnet-i müekkede” olduğuna hükmetmiştir. Terâvih namazı, ramazan gecelerinde yatsı namazından sonra kılınır. Hz. Peygamberimiz (sav) birkaç gece cemaatle kıldırdıktan sonra, cemaatle edâ edilmesi farz kılınır da Müslümanlar onu yerine getirmekte güçlük çekerler endişesiyle, cemaatle kıldırmayı terk etmiş ve ashâbına evlerinde kılmalarını tavsiye etmiştir.

Bu namaz Hz. Peygamber (sav) zamanında “kıyâmu’l-leyl” adı ile adlandırılmıştır. Bu namaza daha sonraları “terviha/teravih” denilmiştir. Terâvih namazı, Hz. Ömer’in halifeliği zamanında onun emri ile mescid de cemaatle 20 rek’at olarak kılınmaya başlanmıştır. O günden bu yana da cemaatle kılınmaktadır. Kıymetli kardeşlerim Ramazan, ibadet ve hayır duygularının coştuğu, milyonlarca Müslüman’ın cami ve mescitlere koştuğu müstesna zaman dilimlerindendir. Teravih namazının varlığı ile alakalı maksatlı olduğuna inandığım ve bu manevî atmosferle hiç bağdaşmayan, inanmış gönülleri kuşku ve tereddüde sevk etmeye çalışan, tartışmaların milletimizin ilim, irfan ve hikmet dünyasına hiçbir şey katmadığı aşikar bir gerçektir. Bence bu tip polemiklere girmeye ve boşa vakit harcamaya hiç gerek yok Ramazan kazanç ayı günahlardan bağışlanma ayı bizler Ramazanın bu yönüne odaklanıp kendimizi af ettirmenin yollarını arayıp Allah (cc) yakınlık kanmaya çalışmalıyız.

Allah (cc) Şehrü Ramazanımız’ı berektli eylesin şimdiden kılacağımız Teravihlerimizi kabul buyursun. Ramazan ayı içerisinde ki bin aydan hayırlı Kadir gecesini de ihya etmeyi nasip etsin.

Yorum Yazın