Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Düzgün binaların depreme dayanıklılığı üzerine yaptığı çalışmada, 2000 yılı öncesi binaların büyük çoğunluğunun risk taşıdığını tespit ettiğini belirtti.
Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Düzgün, 2000 yılından sonra yapılan yapıların yönetmeliklerdeki düzenlemelerle daha güvenli hale geldiğini belirtti. Açıklamasında 2000 yılı öncesi yapılan yapıların büyük çoğunluğunun iyi durumda olmadığını belirten Prof. Dr. Düzgün, "Bugün yeni yapı yaparken kullandığımız yapılar beton kalitesi 30 birim dayanırken eski yapılar 5 birim-10 arası dayanıyor. Binanın iskeletinin, betonarme yapan çelik elemanları o günün koşullarından 2 katına çıktı. Böyle bakıldığında yeni yapılarda kaygılarımız azaldı" dedi.
Yüzde 90 oranında riskli bina
Binaların depreme dayanıklılığının analizi hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Düzgün "Binanın 8 olduğunu düşünelim. En kritik olabilecek yerlerini baz alıyoruz. Nereden yıkılabileceğine bakıyoruz. Genelde zemin katı baz alarak, bu katın detaylı projesi çıkarılıyor. Çıkarıldıktan sonra taşıyıcı sistemi iskeletinin projesi çıkarılır. Malzeme dayanımına bakılır. Kolon ya da perdelerin karrot dediğimiz yerleri alırız. Simüle edip analizler yapılıyor. O bina için hangi performans aranıyorsa karar veriliyor. Maalesef 1998 öncesi dayanımlar çok düşük. Yüzde 75- 80 civarında. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının illerdeki riskli yapı tespiti ile ilgili dosyalara baktığımızda yüzde 90 gibi yapıların riskli çıktığı görülüyor. Bugünkü yönetmelikle yapılacak yapılar olası şiddetli depremlerde ayakta kalabilecek şekilde yönetmelikte" diye konuştu.

Yorum Yazın