İzmir’de kaza sonrası aracında oluşan değer kaybını açtığı mahkeme ile kazanarak sigorta şirketine ödeten ilk kişi olan vatandaşı sigorta şirketinden aradıklarını söyleyen şahıslar, dolandırmaya kalktı. Kendi ismi ile dolandırılmak istenen vatandaş, “Benim ismimi kullanarak beni dolandırmaya kalktılar ama sert kayaya çarptılar” dedi.
İzmir’de 2015 yılında karşı tarafın suçlu olduğu maddi hasarlı bir trafik kazası yaşayan oto servis işletmecisi Hıdır Yıldırım, aracında kazadan sonra oluşan 3 bin 500 TL’lik değer kaybını açtığı mahkemeyi kazanarak sigorta şirketine ödetti. Bu alanda emsal bir karar alınmasını sağlayan Yıldırım, geçtiğimiz günlerde yaşanan başka bir trafik kazası üzerinden de kendi ismi kullanılarak dolandırılmaya çalışıldı. Yaklaşık bir hafta önce kayınpederine ait olan, sürücü koltuğunda ise kardeşinin oturduğu araçla bir kazaya karıştıklarını belirten Yıldırım, yaşadığı ilginç dolandırıcılık olayını şöyle anlattı:
“Kaza tutanağında ruhsat sahibi olarak kayınpederim Şerif Turan’ın adı yazıyordu ancak telefon numarası bölümünde ise benim numaram yazılıydı. Dolandırıcılar benimle konuştuklarını bilmeden beni arayıp Değer Kaybı Koordinasyon Merkezinden aradıklarını söylediler ve aracımla bir kazaya karıştığımı hatırlattılar. Kazadan dolayı oluşan değer kaybını, onlara yatıracağımız 700 liralık harç bedeli ile geri ödeyeceklerini söylediler. Oysa ben aracımı sigortadan yaptırmamıştım ve tamiri kendi cebimden ödediğim için hiçbir şekilde değer kaybı talep edemem. Ben onların dolandırıcı olduğunu anladım ve hiç belli etmeden bu işi ne zamandan beri yaptıklarını sordum. Bana trajikomik bir şekilde sigortadan araç değer kaybını Türkiye’de ilk kez Hıdır Yıldırım’ın aldığını ve Hıdır Yıldırım’ın kendileriyle çalıştıklarını söylediler. Halbuki sigortadan araç değer kaybını yargı yoluyla Türkiye’de ilk alan kişi bendim ve onlarla değil, avukatım Ozan Yıldız’la çalışmıştım. Hıdır Yıldırım benim ve ben onlarla hiçbir zaman iş yapmadım.”
“Benim ismimle beni dolandırmaya çalıştılar”
Dolandırılmaya çalışıldığını anlayınca hemen karakola gittiğini söyleyen Yıldırım, “Şahısları tekrar aradım ancak polis telsizini, seslerini duyunca duruma uyandılar. Telefon, İran uyruklu bir vatandaşa kayıtlıymış. Telefon numarası bir süre sonra kullanıma kapandı. Durum fiile dönüşmediği için de yargı yolu açılamadı. İki taraflı kazalarda siz aracınızı cebinizden yaptırsanız dahi karşı tarafın sigorta şirketine müracaat etmesi sonucu sistemde bilgiler görünebiliyor. Bu paylaşıma da kötü niyetli insanlar erişebiliyor. Biz o zaman uğraşmak istemediğimiz için aracı kendi cebimizden yaptırmıştık ama dolandırıcılar sanki aracımı sigortadan yaptırmışım gibi beni arayıp değer kaybı alabileceğimi söylediler. Üstüne üstlük benim ismimi kullandılar. Bu çok komiğime gitti. Karakola gülerek girince polis memurları ‘ilk defa dolandırılıp gülen birini görüyoruz’ dediler. Dolandırıcılar benim ismimle beni dolandırmaya çalıştılar” diye konuştu.
“Sert kayaya çarptılar”
Aracın kayınpederinin adına olduğunu, aracı kaza günü kardeşinin kullandığını belirten Yıldırım, “Tutanakta ruhsat sahibinin telefon numarası olarak ise benim numaram yazılıydı. Dolayısıyla dolandırıcılar kayınpederim Şerif Turan’ı aradıklarını sanırken aslında beni, yani Hıdır Yıldırım’ı aramış oldular. Dolandırıcılar sert kayaya çarptıklarını beni aradıktan sonra farkına vardılar” dedi.

Yorum Yazın