Vatan Partisi İzmir İl Örgütü NATO ya karşı ‘Atatürk Düşmanı Natodan
Çıkalım ”isimli basın toplantısı yaptı. Şirinyer NATO karargahı önünde
yapılan Basın açıklamasında Vatan Partisi Genel başkan yardımcısı
Dr.Rifat mutlu ve Vatan partisi Genel başkan yardımıcısı E.Çalışma
bakanımız Yaşar Okuyan birer konuşma yaptılar.Basın açıklamasındı
yapan Dr.Rifat Mutlu’un yaptığı konuşmanın özeti şöyle:
16 Kasım 2017 tarihinde Norveç’te düzenlenen “Üç Uçlu Mızrak” isimli
müşterek NATO tatbikatında yaşanan rezalet, NATO’nun Türkiye’ye dönük ilk
düşmanlığı değildir.
NATO ismiyle bildiğimiz Atlantik Askeri İttifakı’nın amacı, Türkiye’nin
de içinde bulunduğu gelişen yeni dünyayı boğmaktır. İşte bu yüzden NATO
tatbikatında Kurtuluş Savaşımızın önderi ve Cumhuriyetimizin Kurucusu
Mustafa Kemal Atatürk’ün “düşman” olarak gösterilmesi bizi şaşırtmamıştır.
NATO 65 YILDIR BİZE DÜŞMAN
Norveç’te yaşanan olay, yalnızca malûmun bir kez daha ilâm edilmesidir.
Bir askeri ittifak olarak NATO, defalarca kez Türkiye düşmanı hareketlerde
bulunmuştur.
2 Ekim 1992’de “Kararlılık Gösterisi” isimli NATO tatbikatında Saratoga
isimli ABD savaş uçağı Muavenet isimli savaş gemimizi sözde yanlışlıkla
vurmuş, gemi komutanımız dâhil 5 askerimizi şehit etmişti.
NATO’nun gerçek sahibi olan Amerika Birleşik Devletleri 15 Ağustos
2002’de tarihinin en kapsamlı askeri tatbikatı olan ve senaryosu “Türkiye’nin
işgali” biçiminde hazırlanan “Bin Yılın Meydan Okuması” tatbikatını
Nevada’da gerçekleştirdi.
2006 Eylülünde Roma’daki NATO Savunma Kolejinde brifing veren bir
Amerikalı albay, perdeye bölünmüş Türkiye haritası yansıttı. Subaylarımız
toplantıyı terk etti. NATO konuyu yine bir özürle geçiştirdi.
Daha 2 hafta önce 4 Kasım 2017’de Yunanistan’da ABD öncülüğünde
gerçekleştirilen “Artemis” isimli tatbikatın hedefinin Türkiye olduğu, Türk
basınında yer aldı.
NATO’NUN ÇOCUĞU GLADYO
1952 yılında üyesi olduğumuz NATO, Türkiye’ye yönelik tehditler
karşısında Türkiye’yi korumak bir yana her zaman tehdidin kendisi olmuştur. 65
yıldır ülkemiz ABD ve NATO kaynaklı tehditlerle savaşmaktadır.
NATO ve ABD’nin içimize yerleştirdiği “Gladyo” 6-7 Eylül 1955
olaylarından bu yana ülkemizde sayısız tertibe girişti.
Kahramanmaraş’ın, Çorum’un, Sivas’ın, 1 Mayıs 1977’nin, son yıllarda
ülkemizde patlatılan bombaların izini sürdüğünüzde ulaşacağınız menzil
NATO’dur.
Türk Ordusu’nu esir almayı hedefleyen Ergenekon ve Balyoz tertiplerini
araştırınca karşımıza çıkan NATO’dur.
FETÖ’yü ve elebaşı Fethullah Gülen’i kurcaladığınızda keşfedeceğiniz
yine NATO’dur.
NATO, TÜRKİYE İÇİN GÜVENLİK TEHDİDİDİR
Çok uzaklara gitmeye gerek yok. 15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye’nin
savaştığı güç, Fethullah kisvesine bürünmüş NATO’dur.
Afrin’de, Ayn-El Arab’da, Kandil’de Türkiye’yi hedef alanlar PKK/PYD
görünümündeki NATO ve ABD’dir.
PKK/PYD’ye 3500 TIR silah veren NATO’nun elebaşı ABD’dir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilen dolayısıyla “asker” kimlikleri
kalmayan FETÖ’cü hain takımını hala istihdam eden yine NATO’dur.
NATO üyesi olmayan Çin, Rusya gibi ülkelerden füze savunma sistemi
almak istediğimizde ülkemizi alenen tehdit eden de NATO’dur.
KONU ÖZÜRLE GEÇİŞTİRİLEMEZ
Norveç’te yaşanan rezilliğin bu ülkeyi yönetenleri uyandırması
gerekmektedir. Atatürk’ü düşman ilan eden NATO, Türkiye’nin müttefiki
olamaz. NATO Genel Sekreteri’nin “bireysel hata” açıklaması ve “özürü”
kimseyi kandırmamalıdır. Atatürk’ümüzü ve Türkiye Cumhurbaşkanını
“yanlışlıkla” düşman ilan ettiklerine inanmamızı bekliyorlar. Bu, Türk
Milletinin aklıyla alay etmektir.
Konu sahte bir özürle geçiştirilemeyecek kadar ciddidir. Hükümet bu
sahte hata açıklaması ve özürle yetinecekse Türkiye’nin karşı karşıya olduğu
tehdidi yeterince anlamamış demektir. Kurtuluş Savaşı’nın önderini hedef
almak, NATO’nun Türkiye’nin halen yürüttüğü Vatan Savaşına ya da İkinci
Kurtuluş Savaşına bakışını göstermektedir.
ATILMASI GEREKEN ADIMLAR
Partimiz, Türkiye’nin güvenliği için aşağıdaki önerileri yapmaktadır.
1 – Hükümet, TBMM’yi acilen toplamalı 18 Şubat 1952 tarihli 5886
Sayılı Türkiye’nin NATO’ya girişini onaylayan yasayı tartışmaya açmalıdır.
Türkiye’nin Kuzey Atlantik Anlaşmasından çekileceği ilan edilmelidir. Bu
anlaşmanın gereği olan bütün diğer anlaşmalardan da Türkiye tek taraflı olarak
çekilmelidir.
2 – Türkiye’de NATO ve ABD’nin kullanımına sunulan Adana İncirlik,
Diyarbakır ve Malatya Kürecik başta olmak üzere 15 askeri üs Türk ordusunun
kullanımına verilmeli, yabancı güçler ülkeden çıkarılmalıdır.
3 – Türkiye, kendi güvenliği için öncelikle İran, Irak ve Suriye gibi komşu
ülkeleriyle ayrıca Rusya, Çin, Orta Asya Cumhuriyetleri ve Hindistan gibi Asya
ülkeleriyle sıkı ilişki kurmalıdır.
Türkiye’nin zaten fiilen üyesi olmaktan çıktığı NATO’dan resmen de
ayrılması güvenliğimiz için zorunluluktur. Türkiye’nin doğal güvenlik ittifakları
zaten oluşmuş durumdadır.
Vatan Partisi, TBMM içindeki ve dışındaki bütün partilerin aksine
hükümet programına NATO’dan çıkmayı koymuş tek partidir. Millî Hükümet
Programımızın 15. Maddesi açıkça Türkiye’nin NATO’dan çıkacağını ve
emperyalist askeri ittifaklara katılmayacağını ilan etmektedir.
Türk milletinden yana olduğunu iddia eden bütün partilerin de aynı
tutumu almasını bekliyoruz.

Yorum Yazın