Kurulduğu günden beri her zaman, hiçbir ayrım gözetmeksizin zalimin karşısında mazlumun yanında yer alan İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (İSTOK) olarak tüm insan  hakları savunucularını, İslâm İşbirliği Konferansını, Arap Birliğini ve Birleşmiş Milletleri Mısır’da hukuk kisvesi adı altında yaşam haklarının katledilmesini durdurmak için harekete geçmeye çağırıyoruz.
Bilindiği gibi 28 Ocak 2014’te Mısır’ın Mansura şehrinde 1 polis memurunun da hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayların ardından 24 genç gözaltına alınmıştı. Tamamen hukuka aykırı bir şekilde delillerden yoksun bir şekilde gözaltına alınan gençlerin, adli işlemleri de ne yazık ki hukuka aykırı bir biçimde devam etmiş ve gençlerin aileleri bile çocuklarının gözaltına alındığı aylar sonra medyadan öğrenmişti.
Hukukun evrensel kurallarına göre suçlamayı yapan suçu ispatlaması gerekirken kendisine delil bulamayan Mısır polisi, gençleri işkenceyle yıldırıp suçlamaları kabul etmesini istemiştir. Aileleri ve avukatları ile görüştürülmeden günlerce işkenceye maruz kalan gençler, vücutlarında sigara söndürülmesi, askıda tutulmak, dayak, cinsel taciz ve yakınlarının tecavüze uğratılmasıyla tehdit edilmek gibi insanlık dışı işkencelerle üstlerine atılı olan suçlamaları kabul etmeye zorlanmıştır.
Ne var ki tüm bu işkenceler sonrası suçlamaları kabul eden gençler çıkarıldıkları ilk duruşmada savcıya gördükleri işkenceleri anlatıp ifadeyi işkence altında mecburen verdiklerini ve suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Gençlerin savcılık sorgusunda verdiği ifadenin ardından, çekilen videolarda ve vücutlarındaki izlerde işkencenin izleri apaçık ortada iken yapılan işkenceyle ilgili işlem yapması beklenen savcı adeta kuzuları kurda emanet edercesine gençleri Mısır İstihbarat Servisi’ne teslim etmiştir.
Burada tekrar ardı arkası kesilmeyen işkencelere maruz kalan gençler, tekrar çıkarıldıkları savcılıkta üzerilerine atılan suçlamaları kabul etmek zorunda kalmışlar,  Mansura yerel mahkemesi de terör örgütü oluşturma ve adam öldürme suçlamalarıyla 6 genç hakkında idam kararı vermiştir. Geçtiğimiz 7 Haziran tarihinde de ne yazıktır ki Mısır Temyiz Mahkemesi kararı onamıştır. Aynı tarihte mahkeme, İskenderiye’den gelen çok sayıda delil yetersizliği ve adil yargılama sorunu olan benzeri bir idam davasını da onaylayıp işlediği hukuk cinayeti ile yaşam hakkını katletmiştir.
İSTOK olarak buradan dünyadaki en temel ve kutsal hakkın yaşam hakkı olduğunu bir kez daha vurgulayıp, “İnsan hakları savunucuları başta olmak üzere Mısırlı tüm adli mercileri, İslam İşbirliği Teşkilatı’nı, Arap Birliği’ni, Birleşmiş Milletler’i ve duyarlı tüm kurum ve kuruluşları bu hukuksuzluğun durdurulması ve 7 gence yaşam haklarının geri verilmesi için çabalamaya çağırıyoruz. Ayrıca gençlere yapılan işkencenin de cezasız kalmamasını ve bir daha hiçbir polisin böyle bir yönteme cesaret etmemesi için en ağır biçimde cezalandırılmasını istiyoruz.
İSTOK  Dönem Başkanı
Cüneyd DAYHAN

Yorum Yazın