“MİLLETİMİZİN YANINDA DARBECİLERİN KARŞISINDAYIZ”

İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Kanal İstanbul ve Montrö Boğazlar Sözleşmesiyle ilgili bildiri yayımlayan emekli amiralleri protesto etmek ve suç duyurusunda bulunmak amacıyla ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Konak Meydanı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasına Memur-Sen İzmir İl Temsilcisi Ali Kaya, Kestane Pazarı Derneği Başkanı Cüneyt Dayhan, İSTOK Dönem Başkanı Ali Mamak, İHH İzmir Şube Başkanı Rasim Çalar, KADEM İzmir Temsilcisi Arzu Günaydın, İMH İzmir İl Başkanı Uğur Bayrak, TÜGVA İzmir İl Temsilcisi Mesut Öndeş, AK Parti İl Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Aslan, AK Parti Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Başdaş, AK Parti Bayraklı İlçe Başkanı Halil Polat, STK Temsilcileri, üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

İzmir Sivil Toplum Kuruluşları adına açıklamalarda bulunan Cüneyt Dayhan sivil siyasi iradenin hukukunu yok etmeye yeltenen herkese haddinin bildirilmesi, darbe heveslilerinin yargı önünde hesap vermesi gerektiğini söyledi. Cüneyt Dayhan konuşmasında şunları kaydetti;

“Kıymetli Basın Mensupları, İzmir’imizin Sivil Toplum Kuruluşlarının Değerli Başkanları, Temsilcileri, üyeleri, çok kıymetli İzmir halkı, sizlere, İlk Deniz Amirali Çakabey’in fethettiği İzmir’den sesleniyorum.

Bu aziz millet, tarihin en organize ve en alçakça kalkışmalarına karşı yekvücut olup ayağa kalkmış, kendisine biçilmek istenen kefeni yırtıp atmış, kendisini tarih sahnesinin dışına atmak isteyen dâhili ve haricî düşmanlarına bir daha asla unutamayacakları hezimetler yaşatmıştır.

15 Temmuz’da verilen dersi idrak etmekten uzak müptezeller, bir gece vakti toplanıp bu milletin iradesine karşı bildiri yayınlama cüretine ve hadsizliğine kalkışmışlardır.

Millete muhtıra verilen dönemlerden kalmış köhne bir zihniyetin hazırladığı bu açıklamayla, Silahlı Kuvvetler dâhil olmak üzere devletin kurumlarının milletin hizmetinde olmasından duyulan rahatsızlık açık edildi.

Milletin inancından, iradesinden, medeniyet değerlerinden kopmuş, millete yabancılaşmış bir zihniyetin taşıyıcısı olan bu asker emeklilerinin aktif görevde oldukları dönemde neye hizmet ettikleri herkesçe bilinmektedir.

Millet iradesine karşı hâlâ bu gibi anti demokratik girişimlerden, darbe imalı bildirilerden, milletin kendilerine verdiği rütbeleri millete karşı kullanmaya kalkan bedhahlardan bir sonuç alabileceğini düşünenler varsa, onlara ve tüm uzantılarına karşı buradan İzmirden Konak Meydanından haykırarak ilan ediyoruz: Hodri Meydan.

Eski düzenin kafasını konuşturan bu 104 vesayet mankurtu; Kanal İstanbul ve Montrö anlaşmasına dair cümleler üzerinden “fikir beyanı” adı altında çeşitli iletişim kanallarından gece yarısı deklare ettikleri “muhtıra çağrışımlı” bir açıklamayla siyasete ve millet iradesine müdahale etme niyetlerini beyan etmişlerdir.

Kimi çevrelerin içeriğindeki darbe hevesini örtmeye, tahfif ederek masumlaştırmaya ve üstelik sahiplenmeye kalkıştığı bu açıklama, her ne kadar darbeci kafanın sefaletini gösterse de görmezden gelinebilecek bir durum değildir. Bu milletin bırakın açıktan darbe çağrısına, iradesine yönelik hiçbir vesayet imasına tahammülü yoktur.  Bu nedenle emekli de olsalar siyasete müdahale etme hastalığı nüksedenlere milletin sessiz kalması düşünülemez. Milletimiz, açıklamayı yapanlar ve yazanlar kadar yazdıranların ve yayanların da farkındadır.

15 Temmuz’da kursaklarında kalan heveslerini FETÖ ayarlı açıklamanın satır aralarına gizlenmiş bir şekilde görüyor, kirli niyetlerini not ediyoruz. 15 Temmuz gecesi bütün vahşetiyle uygulanan ihanet planlarının milletimizin çelik göğsüne çarparak nasıl suya düştüğünü hatırlatıyor, bu açıklamayla aşikâr edilen kirli niyetlerin de aynı şekilde milletin maşeri vicdanında mahkûm edilerek tarihin kirli sepetine gönderildiğini, gönderileceğini ilan ediyoruz.

Amiral eskilerinin bu açıklaması, Silahlı Kuvvetler bünyesinden vesayetçileri ayıklama, hainleri temizleme politikasının doğruluğunu teyit ve te’kit etmiştir.

Vesayet virüsünden kurtulamamış, ihanet zehrini damarlarından atamamış bir kısım mütekait askerin sözde beka endişesi kisvesiyle siyasete müdahale etme cüretleri; milletin gözünde ihanetin, akılsızlığın ve ahlaksızlığın göstergesidir. Hâlbuki ülkenin bekasını, milletin egemenliğini tehlikeye sokan şey 10 yılda bir yapılan darbelerdir. Bu darbelerle milletin kaynaklarının nasıl sömürüldüğü, ülkenin dış mihrakların operasyon sahası haline nasıl getirildiği milletin malumudur.

Unutulmamalıdır ki 15 Temmuz gecesi darbeyi önleyen, darbecilere meydanları dar eden millet, Türkiye’nin tarihinden vesayetin izlerini, yarınından muhtıra ve darbe fikrini söküp atmıştır. Yine Konak Meydanından İzmir Halkı/İzmir Sivil Toplum Kuruluşları olarak haykırıyoruz. Bütün darbe heveslileri, vesayet sevdalıları bilmelidir ki, 250 şehidimizin kanıyla 15 Temmuz gecesi darbecilere karşı yazılan manifesto bu ülke için sadece bir milat değil, kanla imzalanmış bir ahittir. Bizler, darbenin kendisi bir yana imasına dahi tahammülümüzün olmadığını; şehitlere verdiğimiz ahdimizin arkasında, millet iradesinin yanında, darbelerin ve ihanetin karşısında durmaya devam edeceğimizi herkese ilan ediyoruz.

Türkiye artık darbecilerden hesap sorulan bir ülkedir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 104 amiral eskisi ve açıklamaları hakkında soruşturma başlatmış olmasını yerinde buluyor, faillerle birlikte iştirakçileri ve azmettiricileri de ortaya çıkaracak bir hukuki sürecin işleyeceğine inanıyoruz.

Biz İzmir Sivil Toplum Kuruluşları olarak milletin iradesine karşı bir müdahale hevesi olarak gördüğümüz bu meş’um açıklama ve o açıklamaya imza atanlar hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Millet olarak, irademize uzanmak isteyen elin ve arkasındakilerin ortaya çıkarılmasını, yargılanmasını, cezalandırılmasını istiyoruz. Vesayet sevdalılarına hadleri bildirilmeli, darbe heveslileri yargı önünde hesap vermelidir. Öte yandan bu bildiriye imza atanların siyasete müdahale aracı olarak kullandıkları rütbeleri ellerinden alınmalı, o rütbeler üzerinden elde ettikleri kazanç ve imtiyazlar sona erdirilmelidir.

Milletimizin emrinde ve hizmetinde olmayı en yüksek rütbe, en büyük şeref ve şan kabul eden Sivil Toplum Kuruluşları olarak dün olduğu gibi bugün de vatan nöbetindeyiz.

Dâhili ve haricî bütün bedhahlar, hainler ve onların her türlü uzantıları bilmeliler ki, biz gerektiğinde BİN gider BİR döneriz ama ZAFERLE döneriz”