Saygıdeğer Gaziemirliler, protokol mensupları, mesai arkadaşlarım,
Bu gün Cumhuriyet’in ilanının 97’nci yıl dönümünü büyük bir gurur ve mutlulukla kutlamak üzere bu meydanda toplandık. Katılımlarınızdan dolaylı hepinize teşekkür ediyorum.

Kıymetli dinleyenler; bugün Türk milletinin bağımsızlığa ve özgürlüğe ne kadar düşkün olduğunun göstergesi olan mili mücadelenin meyvesi olarak kazandığımız cumhuriyetin ilan edildiği gündür. En bitkin ve tükenmiş olduğu döneminde asil Türk milletinin özünden gelen şahlanış ve Anadolu mayasının birleştiriciliği ile kurduğumuz Cumhuriyet, ecdadımızın bize emanet ettiği en önemli mirastır. Atatürk’ün Türk istiklalini ve Türk cumhuriyetini emanet ettiği gençler bizim neslimizin babaları ve dedeleriydi. Babalarımız ve dedelerimizin canıyla, kanıyla, dişiyle ve tırnağıyla koruduğu, ürettiği ve kalkındırdığı bu vatanı bugün bizler bir adım ileriye taşıyarak çocuklarımıza ve torunlarımıza emanet ediyoruz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin çalışkanlığından ve azminden emin olarak bugünleri şöyle ön görmüştü:
‘Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki inkişafı ile atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.’ Gerçekten de büyük Türk milleti her türlü imkansızlığa, isyanlara ve uluslar arası tuzaklara rağmen bu gün bir sosyal devlet olma vasfıyla, yüksek kalitede sunulan sağlık, güvenlik, eğitim ve adalet gibi kamu hizmetleriyle, genç ve dinamik nüfusuyla Avrupanın, orta doğunun ve ön Asyanın parlayan yıldızı, güvenli limanıdır.

Batı medeniyetinin erozyona uğramış hümanistlik edebiyatının çok ötesinde mazlum milletlerin umudu ve düşkünlerin hamisi olan Türk milleti, Sudandan Bosna ya, Suriye’den Gazze’ye ve orta asyaya kadar olan coğrafyada gerek insani yardım, gerekse mültecilere kucak açma konusunda tüm dünyanın ibret ve hayranlıkla izlediği bir insanlık ve merhamet adası görünümündedir.

Çok şükür ki barışla savaşılan orta doğu coğrafyasında neredeyse son 40 yıldır terör hareketlerinin odağında olmasına rağmen milli birlik ve beraberliğinden, inanç ve ananelerinden bir şey kaybetmeyen bir milletiz.

26 ağustos 1071 sabahı ordusunu sevk eden sultan Alparslan ile, 26 ağustos 1922’de ordusunu büyük taarruza kaldıran Mustafa Kemal’in gözlerindeki kıvılcım ve kalbindeki heyecan neyse, Gerek 15 Temmuz gecesinde milli iradeye devletine ve vatanına sahip çıkmak için sokağa dökülen milyonların, gerekse terörle mücadelede görev alan her bir komutan ve erin benliğindeki kararlılık ve ruhundaki adanmışlık aynı fıtratın eseridir. Bizi büyük millet yapan 1000 yıldır değişmeyen, bu fıtrattır. Ulubatlı Hasan’ın, Battal Gazi’nin, Hasan Tahsin’in ve Sütçü İmam’ın iman ve adanmışlığı, Şehit Onbaşı Zekeriya Gözyuman’da, Şehit Astsubay Ömer Halisdemir’de, Şehit Öğretmen Aybüke Yalçın’da, Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’te aynı fıtrat olarak tezahür etmiştir.

Cumhuriyet Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlığını temsil eden bir kavram olarak işte bu fıtratın muhafazası ve gelecek nesillere aktarılması için dört elle sarılmamız gereken bir değerimizdir.

Saygıdeğer vatandaşlar,
Dünyanın ve ülkemizin maruz kaldığı büyük Korona virüs salgını ile de milletçe mücadele etmekteyiz. İlk vakaların görüldüğü Mart ayından bu yana, yüzbinlerce insanımızın yakalandığı ve binlerce insanımızın vefat ettiği bu salgın maalesef sadece sağlık sektörünü değil, başta ekonomi, eğitim ve turizm gibi önemli alanları olumsuz etkilemiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve bilim kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda alınan tedbirlerle bu süreç, bir kriz veya kaos ortamına sürüklenmeden bugüne kadar başarıyla sürdürüldü. Gelişmiş Avrupa ve Amerika ülkelerinde insanlar sokaklarda, hastane kapılarında ve evlerinde ölüme terk ediliyorken, Türkiye’de evde kalmak zorunda kalan vatandaşlarının ayağına giden, market alışverişinden bankacılık işlemine kadar birçok hizmeti kamu görevlileri ile onlara götüren bir sistem kurduk. Bu sayede hem salgının yayılmasını ve sağlık sisteminin felç olmasını önledik, hem de ekonomik faaliyetleri büyük ölçüde sürdürebildik. Bu süreçte, sağlık personelimizin yanı sıra polislerimiz, din görevlilerimiz, milli eğitim personelimiz, çeşitli kamu kurumlarından arkadaşlarımız, gönüllü kişi ve sivil toplum kuruluşları seferber olarak vefa hizmetlerini yürüttüler. Bu vesileyle bu mücadelede görev alan tüm insanlara yürekten teşekkür ediyoruz. Ayrıca ilçemizde binlerce vatandaşımız Ekonomik İstikrar Kalkanı programı çerçevesinde nakdi ve ayni yardımlardan yararlanarak bu zor günlerde devletini yanında hissetti. Devlet yönetimi ve kamu kesimi olarak kriz ve salgın yönetiminde verdiğimiz bu büyük sınav, başta Dünya Sağlık Örgütü’nün ve uluslararası kuruluşların övgüsünü kazanmıştır. Ancak,

bugün geldiğimiz noktada, ilimizde ve ilçemizde salgına ilişkin rakamlar maalesef çok yükseldi. Birçok kamu görevlisinin yer aldığı işyeri, umuma açık yer ve sokak denetimlerinde ne yazık ki salgın tedbirlerine riayet edilmediğini tespit etmekteyiz. Ülkemizin topyekûn olarak mücadele vermesi gereken bu mevzuda her bir ferdin kurallara uyması önem taşımaktadır. Bir kişinin onlarca kişiyi enfekte edebildiği bilinmektedir. Ancak her fert kendi tedbirlerini usulünce alırsa tüm toplum tedbirini almış olacaktır. Aşı veya ilaç müjdelerinin beklendiği bu süreçte maalesef maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymaktan başka elimizde bir araç yok. Tüm vatandaşlarımızı bu önemli günde bu önemli konuda düşünmeye ve duyarlı olmaya davet ediyorum.

Yine salgın nedeniyle en büyük ulusal bayramımız olan Cumhuriyet bayramını İçişleri Bakanlığı emirleri doğrultusunda sınırlı katılım ve programla kutlamak zorunda kaldık. Çeşitli risklere ve sınırlamalara rağmen ilçe belediyemizin organizesinde müzik ve dans etkinliklerini kutlama programına dâhil ettik. Bu programlarda katılımcıların salgın tedbirlerine riayet etmesini bekliyoruz.

Gaziemirli tüm vatandaşlarımızın da bu büyük bayramın coşkusunu yürekten hissettiğine eminim. Vatandaşlarımızın evlerini ve işyerlerini şanlı bayrağımız ve Atatürk resimleriyle süslediğini, caddeleri ve sokakları bir bayram havasına büründürdüğünü memnuniyetle görüyoruz. Dileriz ki önümüzdeki milli ve resmi bayramları ruhuna ve özüne uygun olarak, sevgili öğrencilerimizin de katılımıyla, coşku, birlik ve beraberlik içerisinde kutlayabiliriz.

Bu dileklerle sözlerime burada son veriyor, ülkemizin özgürlüğü ve güvenliği için fedakarca mücadele veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kahraman silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.

Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun!

https://www.facebook.com/100004851930515/videos/pcb.1671389026366146/1671386896366359/

https://www.facebook.com/100004851930515/videos/pcb.1671389026366146/1671387313032984

https://www.facebook.com/100004851930515/videos/pcb.1671389026366146/1671388193032896

https://www.facebook.com/100004851930515/videos/pcb.1671389026366146/1671388819699500