Ali Musa Bina

Halit Çelik%2c Ali Musa Bina%2c Reşat Yazak%2c Şahan Çoker (soldan sağa) İSTOK Başkanı Av. Halit Çelik

“Darbe gerçekleri” paneli düzenlendi

Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şubesi, Genç-Memur-Sen İzmir İl Temsilciliği ve Buca Gençlik Merkezi’nin birlikte düzenlediği “Darbe Gerçekleri: 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat” konulu panel Konak Hisar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi konferans salonunda yapıldı.

Moderatörlüğünü İzmir Milli Eğitim Koordinatör Müdür Yardımcısı Şahan Çoker’in yaptığı panelde Av. Reşat Yazak ve İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (İSTOK) Başkanı Av. M. Halit Çelik, yakın tarihimizde derin yaralar açan darbe dönemlerine ilişkin çarpıcı anlatımlarıyla katılımcılara bilgi ziyafeti sundular.

Bina: Darbecileri unutmayacak, unutturmayacağız

Programın başında selamlama konuşmasını yapan Memur-Sen İzmir İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Ali Musa Bina, 28 Şubat özelinde darbe dönemlerine ilişkin yapılan panele genç kuşağın ilgisinin önemine dikkat çekti. 28 Şubat’ın Türkiye’nin yakın tarihinde siyasal ve sosyo-ekonomik bakımdan acımasız sonuçlar doğuran bir darbe olduğunu, bu dönemde yaşananların bir daha yaşanmaması için o günlerin iyi irdelenerek unutulmaması gerektiğini ifade eden Bina, “Süreçte zulüm yapanları, bedel ödetenleri, insanların umutlarını çalanları, haklarını gasp edenleri hiçbir zaman unutmayacak ve unutturmayacağız” dedi.

28 Şubat sürecinde bazı yüksek rütbeli paşaların hortumlanan bankaların, holdinglerin yönetim kurullarında yüklü maaşlarla istihdam edildiğine dikkat çeken Bina, “Bu süreçte yerli sermaye hızla yurt dışına çıkmaya zorlanmış; ekonomimiz; para, faiz, döviz, enflasyon ve zam sarmalında savrulmuş ve ülkemiz fakirleştirilmiştir. Gecelik yüzde 7500’lere varan faiz oranları, bunaltan zamlar, Türkiye ekonomisinin sürekli küçülmesi, tamtakır bırakılan hazine üretimi ve piyasaları bitirmiştir. Bütün bu bunlar, 28 Şubat askeri vesayet rejiminin sonuçlarından sadece birkaçıdır. Bu sebeple 28 Şubat Darbesi, temelde dindarları hedef alan bir süreç olsa da çalışan sınıfları ve ülkemizi fakirleştiren sonuçlara yol açmıştır” diye konuştu.

Çoker: Her darbe ekonomik bir soygun

Bina’nın konuşmasının ardından panel programına geçildi. Panelin başında moderatör Şahan Çoker, 28 Şubat sürecinde milletin özgür iradesinin iş başına getirdiği hükümetin, irtica gibi kaba ve gülünç bir gerekçe ve militarist baskıyla görevden uzaklaştırıldığına dikkat çekti. Her darbenin altında ekonomik bir soygun bulunduğunu ifade eden Çoker, “Bu süreçte Türkiye, hızla siyasi, ekonomik kriz ortamına sokulmuş, kısa zamanda bankaların içi boşaltılmış, çalışanların maaşını bile ödeyemeyecek duruma getirilmiştir” şeklinde konuştu.

Yazak: Darbeler anayasal suçtur

Türkiye’nin darbeler tarihine ilişkin bilgiler sunan panel konuşmacılarından Av. Reşat Yazak ise, çeşitli algı operasyonları ve medyanın etkisiyle darbelere hazırlanan zemine dikkat çekti. Yazak, “Bütün acı tecrübelere, yıkımlara rağmen bugün bile aynı jakobenliğin değişik versiyonlarını sahneleme heveslilerinin olması demokratik kazanımlar adına talihsizliktir. Bazı siyasetçilerin ve aydınların hâlâ darbeleri iyi ve kötü diye ayırma bahtsızlığından zihinlerini kurtaramadıklarını gözlemlemek üzücüdür. Oysa darbe, anayasal suçtur. Millet iradesine haksızlıktır, zulümdür” dedi.

Çelik: 28 Şubat her eve ateş düşürmüştür

İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (İSTOK) Başkanı Av. M. Halit Çelik de, 28 Şubat dönemine ilişkin çarpıcı bilgiler ortaya koyduğu anlatımında, “Özellikle hanımlar, gençler 28 Şubat’ın en büyük darbesini yiyen kesimlerdi. Yüz binlerce insanımızı mağdur eden 28 Şubat postmodern darbesi, her eve ateş düşürmüştür. Pek çok genç kızımız üniversite kapılarından döndürülmüş ve pek çok başa örtülü çalışan işlerinden atılmıştır. Onun için, söz konusu süreçte zulüm yapanları, bedel ödetenleri, insanların umutlarını çalanları, haklarını gasp edenleri hiçbir zaman unutmayacak ve unutturmayacağız” diye konuştu.

“Çevik Bir Meydanının adı değiştirilsin”

Açıklamalarını sürdüren Çelik, Buca’daki Çevik Bir Meydanının adının değiştirilmesi gerektiğini söyleyerek, “Demokrasi ayıbı olan Buca’daki Çevik Bir meydanının adının değiştirilmesi için derhal harekete geçmeliyiz. 28 Şubat’ın sözcüsü olan bu zatın adının bir meydana verilmesi kabul edilemez bir durumdur. Bu aziz millet, bin yıl süreceği iddia edilen 28 Şubat’ı ve dönemin aktörlerini tarihe gömmüştür” ifadelerinde bulundu.

10683644_1064208173645932_1078904068883516853_o (1)

????????????????????????????????????

Yorum Yazın