Bilindiği üzere 15 Şubat itibarı ile İZBAN’da uygulamaya giren artı para uygulaması yani “Gittiğin kadar ücret öde” adlı sistem bugün ne yazık ki kentte birçok vatandaşımızın mağduriyetine yol açmış, çok sayıda tepkiyi de beraberinde getirmiştir. Halkımızın on binlerce imzayla karşı çıktığı ve kimi sivil toplum kuruluşlarının da iptal davası açarak yargıya taşımaya hazırlandığı bu sistemle ilgili uygulama bazında bazı sıkıntılar mevcuttur. Geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaştığımız bir öneriyi bugün burada dikkatinize sunmak ve vatandaşlarımıza daha iyi hizmet sunabilmek adına ortak bir çalışma yapmayı istiyoruz.

 

Biz kentteki hemşerilerimizin çıkarları doğrultusunda son günlerde İzmirlilerin en önemli şikayet konusu haline gelen İZBAN’daki artı para sistemi yerine otoyol gişelerinde uygulanan ücret toplama sistemine geçilmesini öneriyoruz. Mevcut uygulamaya göre mesafe bazlı ücretlendirme sistemine doğrultusunda İZBAN’ı kullanmak istenen vatandaşlarımızın kartlarında en az 11 lira yüklü olması gerekmekte ve kilometre başına da 7 kuruş ücret kesilerek bu paranın kalanı daha sonra iade edilmektedir. Günde 1 milyonu aşkın İzmirlinin kullandığı İZBAN’da bu sistemin uygulanış şekli çeşitli sıkıntıları beraberinde getirdiği gibi, bu durum açıkça “Parası olmayan binmesin”, ya da “Cebindeki paran, kartındaki bakiyen kadar konuş” demektir. Bu durum ne yazık ki kamu hizmetlerinin tanımı ve niteliğine de aykırıdır.

 

Zaten ESHOT’un uğradığı zararı İZBAN’a yükleyerek bir zam yaptınız. Şimdi karşımıza gelen bu sistem de belediyecilik anlamında sınıfta kalındığının göstergesidir. Sizlere “Halkın istemediği hiçbir şey olmaz” şeklindeki sözlerinizi hatırlatmak istiyoruz. Gelin bu yanlıştan vazgeçin. Israrla, halkın karşı çıkmasına rağmen zorla dayattığınız bu sistemi kaldırıp, kentin çıkarları ile bağdaşan daha iyi ve daha kullanılabilir bir uygulamayı hayata geçirelim.

 

Sistemin uzun vadede uygulanamaz olduğu ve belediyenin bu işi de tıpkı diğerleri gibi yüzünüze gözünüze bulaştırdığı aşikardır. Altyapısını düşünmeden, sonuçlarını görmeden, öngörü ve vizyondan yoksun biçimde hayata geçirdiği bu sistem daha ilk günden İzmir’in ulaşımını alt üst etmiştir. Günler öncesinden gelen bu krize ve tüm uyarılarımıza karşın, istasyonlara son gün kurulan yetersiz sayıdaki iade makineleri uzun kuyruklar oluşmasına yol açarken, İzmirlileri büyük bir sıkıntıya soktunuz. Burada bir numaralı sorumlu ve bu krizin de suçlusu gereken önlemleri almayan İzmir Büyükşehir Belediyesi’dir. Günde yüz binlerce İzmirlinin kullandığı Halkapınar, Hilal gibi istasyonlara kurulan iki üç tane iade makinesi ile çözüm getirmeye çalışmak ne derece doğrudur bunu İzmirlilerin takdirine bırakıyoruz.

 

Aslında biz bu filmi daha önce de görmüştük. Aktarmalı ulaşıma geçişte de İzmirlileri kaosa mahkum ettiniz. İşine tek vasıta ile giden vatandaşı üç ayrı vasıtaya ve çileye mahkum eden Büyükşehir Belediyesi, halkın işini kolaylaştıracağı yerde vakit kaybına ve yeni mağduriyetlere yol açmıştı.

 

Biz bu sistemin yerine, vatandaşı mağdur etmeden tıpkı otobanlarda devletimizin uyguladığı benzeri bir uygulamaya geçilmesini öneriyoruz. İZBAN’a binmek isteyen ancak kartlarında yeteri kadar para bulunmadığından ötürü kapıda kalan vatandaşlarımız işlerine, okullarına, gidecekleri yerlere geç kalmakta, vakit kaybına uğramaktadır. En uzak mesafe ücreti kartlarında yüklü olması istenen vatandaşlarımız İZBAN kapılarında kalmakta, yoğunluktan yer yer birbirleriyle kavga etmekte, zaman zaman da İZBAN’daki görevli emekçi kardeşlerimizle karşı karşıya gelmektedir. İstasyonlarda yaşanan bu kaosa karşın, kartına para yüklemek isteyen yolcularımız yetersiz yükleme makineleri ya da kapalı gişeler nedeniyle ayrıca mağdur olmaktadır. Uygulama nedeniyle zor durumda kalan çok sayıda yaşlı vatandaşımız, okullarına gidemeyen genç kardeşlerimiz de kapılarda kalıp çile çekmektedir. Bir gün dilerseniz herhangi bir İZBAN istasyonuna gidin ve bu kaosa canlı canlı şahit olup İzmirlilerin şikayetlerine kulak verin.

 

 

Gelelim size sunduğumuz bu sistem önerimize. İZBAN’da binişlerde değil, çıkışlarda gidilen mesafeye göre ücret kesilmesini talep ediyoruz. Nasıl mı? Otoyollarda uygulnanan geçiş sistemi benzeri bir uygulamayı İZBAN’da hayata geçirebiliriz. Mevcut sistemde yapılacak basit iyileştirmeler ve cihazlarda yapılacak yazılım değişikliğiyle bu mümkündür diye düşünüyoruz. Vatandaşlarımız istasyona girişte kartını yine validatörlere okutacak ve standart ücret olan 2 lira 86 kuruşu ödeyecek. Şu anda İzmirliler zaten istasyon çıkışında ya da aktarmada zaten kartını okutuyor ya da turnikeden geçiyor. Çıktığı gişelerde kartını yeniden artı para makinelerine okutacak olan yolcularımızdan tıpkı otoyol çıkışlarında araçlardan alındığı gibi mesafe bazında ücreti iniş esnasında tahsil edilecek. Böylece elektronik ulaşım kartlarına 11 liralık yükleme zorunluluğu da ortadan kalkacak. Yine mevcut sistemde yapılacak bazı iyileştirmelerle eski bakiye özelliği getirilmelidir. Bu sayede sistem kartında bakiyesi olmayan İzmirlilere avans vermiş olacak ve ilk kart dolumunda eksi bakiye de karttan düşecek. Biz İzmirli hemşerilerimize güveniyoruz. İzmirliler borçlarına sadıktır. Biz kimsenin bu sistemi kötüye kullanacağını, İZBAN’ı zarara uğratacağını düşünmüyoruz. İlk kart dolumda bu eksik ücretler telafi edilebilir. Ya da eksi bakiyeye düşen yolculara aktarmada, ikinci binişlerde ya da eksi para tutarında bir sınırlama getirilebilir. Bunlar tamamen elektronik ücret toplama sisteminde yapılacak teknik çalışmalar olup, hepsi basit iyileştirmelerdir. Eğer bu işi gerçekten uygulamaya koymak isterseniz sizlere aracı olup, Karayolları Genel Müdürlüğü ile bir araya getirip otoyol sisteminin nasıl çalıştığını, nasıl ücret toplandığını inceleme fırsatı yaratmak isteriz. Madem belediyecilik vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştırmak, gelin halkın yararına bir hizmet üretin, şikayetlere kulak verin.

 

Kaldı ki, yapılacak bu çalışmaya mevzuat açısından bir engel ya da kanuni olarak bir sınırlama yoktur diye düşünüyoruz. Zaten İzmir bu konuda sorun yaşmayacaktır. Çünkü biz bu çağda İzmirlileri otobüse biletle bindirdiğinizi de gördük. Elektronik ücret toplama sisteminde özellikle 15 günlük geçiş sürecinde meydana gelen sıkıntıları hep beraber  gördük. Sistem arızası nedeniyle tam 15 gün boyunca İzmirlileri bedava taşıdınız. Ya da kağıt bilete mahkum ettiniz. Her halükarda, belediyemiz mahkemeye taşınan bu süreçte 17 milyon liraya ulaşan bir gelir kaybına uğradı yani, kamu zararı ile karşı karşıya kaldı. Yeri gelmişken sormak istiyoruz, bu süreçte ortaya çıkan söz konusu kamu zararı ne oldu?

 

Kendi beceriksizliği nedeniyle İzmirliyi 15 gün boyunca kağıt bilete mahkum eden, toplu ulaşımda milyarlarca lira zarar eden İzmir Büyükşehir Belediyesi ne yazık ki, şimdi de uygulamaya koyduğu bu sistem ile kentteki hemşerilerimize yine benzer bir kaosu reva görmüştür. İzmirliyi 30 yıl önceki gibi kağıt bilete mahkum eden bu anlayıştan artık vazgeçilmesini diliyoruz. Mağdur olan, bakiyesi yetersiz olduğundan İZBAN’a alınmayan, kapıdan geri çevrilen İzmirli hemşerilerimizin bu şikayetlerine gelin artık kulak verin. Önerdiğimiz sistemi hayata geçirin, kimseyi de küstürmeyin. “Artı para” denen ancak “Artı çile” haline dönüşen bu uygulamadan bir an önce vazgeçin. “Artı para” uygulaması ikinci kağıt bilet vakasına dönüşmesin. Bizim temennimiz vatandaşlarımızın mağdur edilmeden, İZBAN kurumunun da zarar ettirilmeden bu geçiş sürecinin tamamlanmasıdır.

Yorum Yazın