Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Ali Musa Bina, “Hayatın her alanını etkileyen olumsuzluklar eğitimin bıraktığı boşluklardan kaynaklanmaktadır. Bugün toplumsal bir ihtiyaç haline gelen yeni bir müfredat olgusu hepimizin gerçeğidir” dedi

Memur-Sen İzmir İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Ali Musa Bina, 2017-2018 yeni eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla bir açıklama yayımladı. Açıklamasında yeni eğitim öğretim yılında yıllardır süregelen köklü sorunlara köklü çözümler getirilmesini isteyen Bina, hayatın her alanını etkileyen olumsuzlukların eğitimin bıraktığı boşluklardan kaynaklandığına vurgu yaptı. Bina, “Bugün toplumsal bir ihtiyaç haline gelen yeni bir müfredat olgusu hepimizin gerçeğidir. Çocuklarımızın çağın gereklerine göre yetişmesi, gençlerimizin evrensel nitelikteki normlarla donanması, milletimizin geçmişten devraldığı medeniyet değerlerinin yarınlara aktarılması için tarihimizi günümüze bağlayan değerlerimizle bezenmiş yeni bir müfredata ihtiyaç vardır” ifadelerini kullandı.

SORUNLARA DİKKAT ÇEKTİ

Eğitim konusundaki başlıca sorunlara dikkat çeken Bina, “Ülkemizi ve içinde yaşadığımız coğrafyayı birçok yönüyle sıkıntıya sokan terörün ve darbe girişimiyle başlayan 15 Temmuz işgal hareketinin olumsuz yansımalarını yaşamaya devam ettiğimiz bir dönemde, yeni eğitim-öğretim yılı, millî şuurun artırılmasına katkı sağlamalıdır. 100 bine yakın öğretmen ihtiyacı, atama bekleyen 300 bin öğretmen adayının varlığı, insan kaynaklarının yerli yerinde kullanılmasını engelleyen alışkanlıklar, uzun vadeli planlama gerektiren önemli hususlardır. Mülakatlı sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi, erkek kamu görevlilerine dayatılan kılık-kıyafet zorunluluğu, çerçeve yönetmelikteki bazı antidemokratik yaptırımlar yüzünden kamu görevlilerinin yaşadıkları mahrumiyetler, öğretmenlerin kariyer basamaklarına ilişkin yaşadıkları belirsizlik, ek ders esaslarındaki adaletsizlikler, öğretmen açığı, eğitim çalışanlarının atama ve yer değiştirme süreçlerinde yaşadıkları sorunlar, yönetici görevlendirme süreçlerinde mahkeme kararlarının doğurduğu sıkıntılar gibi, çözüme kavuşturulması gereken hususların 2017-2018 eğitim-öğretim yılı içerisinde aşılmasını ümit ediyoruz” diye konuştu.

ÖZEN GÖSTERİLMELİDİR

Yeni müfredat çerçevesinde yazılan ders kitaplarının içeriklerinin hazırlanmasının çok önemli ve özen isteyen bir konu olduğunu belirten Bina, “Müfredatın öngördüğü kazanımlara hizmet etmeyen, hedeflenen davranışı gerçekleştirmeyen kitap içerikleri fayda yerine zarar vermektedir. Ayrıca, bu kitaplar velilere külfet getirmeyecek, öğrencilerin tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde hazırlanmalıdır. Okullara bütçe verilmemesi nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Okulların zaruri harcamaları için okul aile birlikleri tarafından üretilmeye çalışılan çözümler, başvurulan yollar yetersiz kalmaktadır. Okul yöneticilerinin eğitim liderliği yapmalarının önündeki en büyük engel olan okulların bütçe sorunu; öğretmeni, yöneticiyi ve veliyi karşı karşıya getirmekte, bundan en fazla zararı yine okul yönetimleri görmektedir. Merkezi bütçeden, öğrenci başına ödenek uygulamasına bir an evvel geçilmeli, velilerden para talep etme dönemi sona erdirilmelidir” dedi.

PERFORMANS DEĞERLENDİRME SİSTEMİ

Öğretmenler için zorunlu bir performans değerlendirme sisteminin geliştirilmesine de değinen Bina, “Bakanlık yetkililerince bu hususta adım atılmak istendiği uzun süredir bilinmektedir.

Bakanlığın hukuki ve kanuni dayanağı olmayan performans değerlendirmesinde ısrar etmesinin gerekçesi ortada yoktur. Eğitim gibi uzun erimli bir süreçte eğitimin kısa vadeli nicel sonuçlarının yanında uzun vadeli nitel sonuçlarının da olduğu, eğitimin yansıma ve dışsallığının yüksek olduğu bilinen bir gerçektir. Sonuçları hemen alınamayan bir süreçte, anlık veya kısa vadeli performans ölçümü mümkün olmamaktadır. Öğretmenden ne beklediğimizi belirlemeden önce öğretmen yetiştirmeden ne beklediğimizi ortaya koymamız gerekmektedir. Uygulanabilir olmayan dayatmalar yerine eğitimden beklenenler ekseninde öğretmenden beklentiler ortaya konulmalı ve bu doğrultuda öğretmenlere daha fazla destek sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.

YER DEĞİŞİKLİĞİ SORUNUNA KALICI ÇÖZÜM GETİRİLMELİDİR

Öğretmenlerin aile bütünlüğünün sağlanması konusunda hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirten Bina, “Birkaç defa başvuru alınarak eşlerinden ayrı öğretmenlerin aynı ilçede buluşturulması önemli bir adım olmakla birlikte, öğretmen atama konusunda sürdürülebilir bir politikaya ihtiyaç var. Öğretmenlerin il içi ve iller arası yer değişikliği taleplerinin yerine getirilememesi, motivasyon kaybının yanında mesleki yabancılaşma, psikolojik rahatsızlık, eğitimin niteliğinin artırılamaması, çalışma barışının bozulması gibi sorunlara yol açmaktadır. Bu itibarla, özellikle mazerete bağlı yer değişikliği işlemlerinde il ve ilçe emri uygulaması keyfilikten çıkartılarak yönetmelik hükmü haline getirilmelidir. Yer değişikliği talepleri tümüyle karşılanmalı; tüm taleplerin yerine getirilmesinin imkânsız olması halinde ise en azından ilçeler arasındaki uzaklık ve ulaşım güçlüğü gibi kriterler dikkate alınarak mağduriyetleri en üst düzeyde bulunan öğretmenlere münhasır bir düzenleme yapılmalıdır” diye konuştu.

EK DERS ESASLARINDAKİ ADALETSİZLİK SONA ERDİRİLMELİDİR

Bina, “Ek ders esaslarında ücret dengesizliğine ve mağduriyete neden olan hükümler, uzun bir zaman geçmesine rağmen hâlâ değiştirilmemiştir. 2006 yılında köklü bir değişikliğe uğrayan ek ders esasları, 11 yıldır uygulanmakta ve değiştiği günden beri bazı adaletsizlikler devam etmektedir. Sendika olarak hazırlayıp Bakanlığa sunduğumuz taslak dikkate alınmalı, gerekli mevzuat değişiklikleri bir an önce yapılmalıdır. Öğretmenlerin branşlarına göre ek ders ücretlerindeki adaletsizlik, okul türlerine göre yöneticilere verilen ve izahı mümkün olmayan ek ders ücreti farklılıkları ivedilikle giderilmeli, ek ders birim ücreti artırılmalıdır” ifadelerinde bulundu.

KILIK-KIYAFET ÖZGÜRLÜĞÜ

Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı tüm kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar, mesai saatleri içinde ve resmi görevlerinin ifasında, mevcut yönetmelik hükümlerine bağlı kalmaksızın toplumca genel kabul görmüş esaslara göre kılık-kıyafetlerini serbestçe seçebilmeleri gerektiğini söyleyen Bina, şunları kaydetti: “Bu konuda başlattığımız sivil itaatsizlik eylemi, talebimiz karşılanıncaya kadar devam edecektir. Eğitim-Bir-Sen olarak, bilgiye, bilmeye, başarmaya odaklanmamızın daha bir önem kazandığı gerçeğiyle yeni dönemin daha rahat, aydınlık, umut dolu gelişmelere vesile olmasını temenni ediyoruz. Özlenen başarıya ulaşmak için başta öğretmenlerimiz, yöneticilerimiz, eğitim çalışanlarımız olmak üzere, öğrenci ve veliler olarak herkesin, her birimizin yapacağı çok güzel, iyi şeyler mutlaka vardır. Her birimiz yeni eğitim döneminin heyecanını görevimizin idrakinde bir sorumlulukla yaşayabiliriz, yaşamalıyız. İnsanları eğitimli, bilgi ve yüksek değerlerle donatılmış Yeni Türkiye’nin gerçek anlamda yolunu, ufkunu açacak bir eğitim düzenine kavuşma heyecan ve beklentisi ile yeni eğitim-öğretim yılının hayırlara vesile olmasını diliyoruz.”

Yorum Yazın