Foto_Calistay

AK Parti Sosyal Politikalar Başkanlığı bünyesinde, AK Parti Genel Merkezinde Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nükhet Hotar’ın Başkanlığında “Algı Yönetimi” adlı çalıştay gerçekleştirilmiştir. Sosyal Politikalar Birim Başkan Yardımcıları Ayşe Türkmenoğlu, Bayram Özçelik, Prof. Dr. Mazhar Bağlı, Doç. Dr. Yılmaz Tezcan, GENAR Başkanı İhsan Aktaş, ORSAM Başkanı Şaban Kardaş, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinden Yrd. Doç. Dr. Haldun Narmanlıoğlu, UETD Sosyal işler Başkanı Filiz İşler, Viyana Üniversitesinden Zeynep Esra Abay-Çelik ve SDE Uzmanı Murat Yılmaz algı yönetimi ile ilgili görüşlerini belirttiler.

Çalıştay kapsamında;

Özellikle sosyal medyanın yaygın kullanıldığı günümüzde “Algı Yönetimi”nin oldukça önemli bir konu olduğu, ülke içinde ve dünya kamuoyunda farklı, maksatlı ve olumsuz algıların birçok elden oluşturulduğu, bu durumun da ülke içinde ve uluslararası mecrada kanaat oluşturma konusunda etkili olmaya başladığı belirtildi.

Farklı algılar oluşturularak inanılması asla mümkün olmayan bilgi ve durumların genele yayılması ve zihinlerde yer etmesi sağlanmaktadır. Algı Yönetimi ‘ikna ve inandırma faaliyetleri’ olarak da tanımlanabilir.  Bütün bu sebepler dolayısıyla yüzyılımızın en sessiz silahıdır.  Algı yönetiminde esas olan düşünce; ‘amaca götüren her yol mubahtır’ düşüncesidir. Bu yüzden yönetici, yöneteceği algıların hedef kitleye vereceği zararı düşünmez. Hedef kitleyi kobay olarak görür ve üzerinde kendisini sonuca ulaştıracak denemeler yapar. Algı yönetiminde bilginin belirli çıkarlar uğruna manipüle edilip hedef kitleyi yönlendirmek amacıyla kullanılması esası yatmaktadır.

Bütün bu sebeplerle doğru bilgiyi yaygınlaştırmanın ve yanlış bilgilerin etki alanlarını azaltmanın yolları sistemli bir şekilde bulunmalıdır. Bilgi akışının doğru sağlanması, gücün kontrol altına alınması ve ciddi planlamaların yapılması ile güçlü devlet olunur. Türk milletini uyutmaya, aldatmaya ve algısını yönetmeye çalışan her türlü bilinçaltı kurgulamaya karşı yasal önlemler getirilmesi, özellikle sosyal medyanın suç işleme anlamında ayrıcalıklı alandan çıkmasını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılması gereklidir. Amaç sosyal medyanın sansürlenmesi değildir. Nasıl ki kamusal alanda kamu düzenine aykırı fiiller yaptırıma bağlanmışsa, aynı durum sosyal mecralar için de geçerli olmalıdır. ”Ulusal Algı Yönetimi” kurularak yurt içindeki ve yurt dışındaki gelişmelerin takip edilmesi, muhatapların belirlenmesi, politika üretilmesi ve bu politikanın iletişim sürecinin yönetilmesi gerekmektedir şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.

Yorum Yazın