İzmir’de vatandaşların demokratik yaşam standartlarının yükseltilerek, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi için bir araya gelen 61 STK’dan oluşan İSTOK olarak İstanbul Sözleşmesi’nin acilen revize edilmesini talep etmekteyiz. Çünkü Özgürlük ve Kadına Şiddeti Engellemek adına yapılan bu sözleşme gören gözler ve düşünen akıllar için apaçık aşikârdır ki aile kavramını en derininden yok etmeyi planlamaktadır. Bunun en güzel örneği de son günlerde yaşadığımız Boğaziçi Eylemlerinde LGBTP savunulurken milletimizin kutsalları ayakaltına alınmıştır.

İSTOK olarak belirtmek isteriz ki toplumumuzun önündeki en büyük tehdit bugün imzalanma yıl dönümü olan İstanbul Sözleşmesidir. Bu sözleşme ile binlerce yıllık Türk ve İslam Kültürümüz ile oluşan Aile Kavramımız tamamen dağıtılmak istenmektedir. Bunu başarabilmek için evliliği hep kötü örneklerle gösteren anlayış, sözleşme metni ile de evlilik dışı tüm ilişkileri meşrulaştırmayı amaç edinmiştir. Öte yandan aynı cinsler arasındaki sapık ve sapkın birliktelikleri de yasalar ile meşrulaştırmayı amaç edinen söz konusu sözleşme, medeni kanunun aileye tanıdığı tüm haklardan eşcinsel evliliklerin ve evlilik dışı ilişkilerinde yararlanmasını amaçlamaktadır.

Anne ve babaların çocuklar üzerindeki haklarını tamamen sıfırlamak, cinsi yönelimlerine karşı çıkan ebeveynlerden velayeti alarak işlevsiz bırakmak gibi amaçlar güden bu sözleşme aynı zamanda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği maskesi adı altında Millî Eğitim’in her kademesinde doğal cinsel kimliği yok ederek gender ifadesiyle sapkınlığı eşcinselliği de tercih edilebilir hale getirmeyi amaçlamaktadır.

Sözleşme ülkemizi feminist ve sapkın LGBTP örgütleriyle işbirliği yapmaya, onlara her türlü izni vermeye, finansal destek olmaya ve faaliyetlerine destek vererek karar alma süreçlerine onları da katmaya zorlamaktadır.

Bugünlerde Boğaziçi Üniversitesi’ne Rektör atanması ile ilgili yapılan eylemler asla ve asla tek başına barışçıl gösteriler değildir. Bu gösterilerde söz konusu üniversite ile hiçbir bağlantısı bulunmayan çeşitli ayrılıkçı ve yıkıcı örgütlerle iltisaki tespit edilen bu kişilerin birçok ilde yaptıkları eylemler üst bir ortak aklın ürünüdür. Bu üst akıl Türkiye Cumhuriyeti devleti ile milletimizin ve ümmetimizin kadim düşmanıdır. Eylemlerde LGBTP’nin en ön saflarda yer alması, özgürlük adına yapılan eylemlerde milletimizin en büyük kutsallarının yerlere atılarak aşağılanması, bu düşman üst aklın ispatıdır.

İstanbul Sözleşmesini mevcut hali ile savunan ve korumaya çalışanları bu gerçekleri tüm yalın çıplaklığıyla görmeleri için bir kez daha uyarıyoruz.