Geçen gün 3. Dünya savaşının başlaması ile ilgili yazdığım yazıdaki analizlerimin, bugün gelişen olaylar perspektifindeki sonuçları benim endişelerimin haklı olduğu tezini kuvvetlendirir niteliktedir.
Gerek Türkiye içindeki siyasi sistemin değişmesi yönündeki gelişmeler ,gerekse hemen yanı başımızdaki yeni Ortadoğu oluşumunun aktörü olma mücadelemiz,uzun vadeli siyasi hesapları bozmuş durumdadır. Bu tespitin getirdiği en önemli sonuç ise;referandum ile gelecek,başkanlık sistemine geçiş ve milletvekilliği konsepti olacaktır. Bu demek oluyorki bahar aylarına ( ki benim tezim Nisan- mayıs) bir genel seçim görünüyor. Ak partinin meclise getireceği Yeni anayasa taslağındaki başkan ve yardımcısının aynı pusulada seçilmesi tezi,bana geniş bir mutabakat içindeki parti tabanlarının ortak hareketi olacağının sinyalini veriyor. Son dönemlerde özellikle 15 temmuz sonrası,Ak parti ve Mhp arasındaki tabanda sağlanan uyum yukarıda da sağlanırsa şöyle bir tablo bizi şaşırtmaz sanırım. Devlet başkanı: Recep Tayyip Erdoğan Başkan yardımcısı; Devlet Bahçeli, Meclis Başkanı; Binali Yıldırım…
Bu sıcak ve hareketli seçim ortamını dar bölge seçim sistemiyle değiştirmekle,mevcut milletvekillerininde sıralama konusunda kırgınlık yaşaması söz konusu olmayacak,zira performansı ile öne çıkanların,teşkilat ve halk nezdindeki kıymetleri neticesinde,yeni sistemde yer alma imkanları olacaktır. Bunlar bir öngörü olarak aklımızın bir yerine yazalım.
Gelelim Ortadoğu da gelişen ve gelişmesi muhtemel olaylara; Türkiye dünya enerji nakil hatlarının tam ortasında yer alan bugün gayrimenkul olarak dünyanın en kıymetli arazilerine sahip bir ülke konumundadır. Enerji arzına olan talebi karşılamakta,ülkenin ekonomik dengelerini değiştirmekte,2023 hedefleri arasında dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olmak Türkiye için artık zor değil. Dünyadaki doğalgaz rezervlerinin %60 hemen Doğumuzda, dünyadaki doğalgaz pazarının %70 hemen AB olarak batımızda. Rusya gazının Türk gazı olarak Avrupa ya satışı ve Azerbaycan ile mavi akım, tanap projesi ve Katar’la doğalgazın Avrupa ya nakli. Bürün bu saydıklarım TÜRKİYE olmadan olmayacağını artık tüm dünya biliyor. Onun için bu ülkenin Cumhurbaşkanı DÜNYA 5’DEN BÜYÜKTÜR diye göğsünü gere gere konuşuyor. Her koşulda Ortadoğu haritalarının oluşmasında Türkiye var olacaktır aksi bir durum olursa eğer bilinki zaten Türkiye bağımsızlığı ve egemenliği bitmiştir.

Benim öngörüm şudur ; Türkiye-Rusya-Azerbaycan-Suriye-Suudi Arabistan-Katar bloku ,Abd-İngiltere-AB-İsrail-Mısır-İran bloğuna karşı bir ortak tutum sergileyecekler ve Çin-Hindistan ve Türkiye güçlü ekonomisi ile bu durumdaki en karlı ülkeler olacaklar. Özellikle serbest ekonomik iş birliği antlaşmaları ile ticari hayatta dolar ve Euro kullanılmasının önüne geçilmesi tüm dengeleri bozacak bir operasyon olarak görülmeli. ABD yüksek enflasyon ve mali krizle baş başa kalır ki bu zincirleme bir dalgalanmaya yol açarak küresel mali depreme dönüşür. Bu durum da tek çıkar yol kalıyor…. 3. Dünya savaşı…

Yorum Yazın