1 101_7575

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından İnsan Hakları Evrensel Bildirisi 10 Aralık 1950’de  Çocuk Hakları Sözleşmesi 09 Aralık 1994 te Ülkemizcede kabul edilmiş ve Anayasamızın 90. Maddesi gereğince; iç hukukumuzun bir parçası olmuştur.

Birleşmiş Milletler Çocuk hakları Sözleşmesinin kabul edilip çocuk haklarının tanınmasıyla , çocuk hakkın konusu olmaktan çıkıp doğrudan hak sahibi olmuştur.

Yürürlükteki Medeni Kanunumuzun Velayet tesisiyle ilgili hükümleri, Tarafı olduğumuz İnsan Hakları Evrensel Bildirisine, Çocuk Hakları Sözleşmesine ve  Çocuk ile Kişisel İlişki kurulmasına dair Avrupa Sözleşmesine aykırıdır.

Ayrıca, Aile Mahkemelerinde tarafı olduğumuz milletler arası sözleşmelerin hükümleri öncelikle esas alınması gerekirken hiç dikkate alınmamaktadır.

·         Anayasamızın 10. Maddesine göre;   kadın ve erkek eşittir. Sadece ayrıcalıklı ve  öncelikli olan çocuklardır.

·         Anayasamızın 41. Maddesinde ise  Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. hükmü yer almaktadır.

·         İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Kullanılmasına İlişkin Sözleşmenin Ek  Prot No: 7 Madde- 5   te Eşler  arasında  Eşitliğe değinilmekte :  Eşler kendi aralarında  ve  çocukları ile  ilişkilerinde medeni  haklar  ve   sorumluluklardan   eşit şekilde  yararlanırlar.Denmektedir.

·         Çocuk Hakları Sözleşmesi Madde 18  de ise çocuğun yetiştirilmesinde ve gelişmesinin sağlanmasında ana–babanın birlikte sorumluluk taşıdıkları hükmü bulunmaktadır.

   onlarca yıl önce kabul edip tarafı olduğumuz insan hakları ve çocuk hakları sözleşmelerinin ihlal edildiğini defalarca ve ısrarla Adalet bakanlığımıza, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımıza ve hatta Meclis Dilekçe Komisyonuna bildirmemize rağmen duyarsız kalınmakta ve hak ihlallerine göz yumulmaktadır.

Boşanma davalarında erkeğe karşı oluşturulan önyargıyla mahkemelerde haksızlığa uğrayan, çocuklarıyla görüşmeleri engellenen ve çocuk haczi nedeniyle de ekonomik şiddette maruz kalan birçok erkek çaresizlik nedeniyle kadına şiddete yönelebilmektedir. İlgili bakanlıklardaki yetkililer ihlallere göz yumarak cinsiyet ayrımcılığı yapmakta, kadına şiddet olgusunu ön plana çıkarmaktadır. Aslında bu tutumla kadına şiddetin artmasına bizatihi katkıda bulunulduğunu düşünüyoruz. Unutulan en önemli unsur ise kendini savunamayan, ifade edemeyen ve hakları ihlal edilen çocuklarımızdır. Ailenin parçalanması sürecinde çocuklar psikolojik sorunlar yaşamaya başlamaktadır. Ardından velayetin tek taraflı tesis edilmesiyle birçok ebeveyn tarafından velayet hakkı kötüye kullanılmakta ve çocukların babasıyla ilişkileri koparılmaktadır. Parçalanmış ailelerin çocukları Suça karışan çocuklar arasında büyük bir yer tutmaktadır.

Velayet hakkının kötüye kullanılması adalet sistemimizce hukuka aykırı biçimde korunmaktadır.

İspat yükümlülüğü yerine getirilmeden Kadınların her söylediğinin doğru kabul edildiği bir hukuk sisteminde adaletten söz edilemez.

Bir borçlunun evcil hayvanın haczedilemediği hukuk sistemimizde, Adalet Bakanlığımız bugün hala kişisel ilişki tesis edilemediği durumlarda icra marifetiyle evlatlarımızı haczederek görebileceğimizi söylemekte, Savcılarımız suç işleme kastı olmadığını görüşüyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermektedir. Tüm hukuki süreçlerde Cinsiyet ayrımcılığı yapılarak asıl korunması gereken çocuklara hukuk eliyle zulüm yapılmaktadır.

Çocuk hakları Sözleşmesinin 3. Maddesine göre çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir hükmüne rağmen,

Çocukların bir insan, bir birey olarak sahip oldukları kişisel hak ve özgürlükleri hukuk sistemimizce korunmamaktadır.

Anne ve babalar boşanmış olsalar bile çocuklarıyla aralarındaki aile hayatının devam ettiği ve tarih, süre belirterek kişisel ilişkinin Aile mahkemelerince sınırlanması, Aile hayatına saygı hakkı çerçevesinde insan haklarının ihlal edilmesidir. Anayasa mahkememiz ve Birçok Valilik İnsan Hakları Kurulu Aile mahkemelerinde insan hakkı ihlali yapıldığını tespit etmiştir.

Cumhurbaşkanımızı, Başbakanımızı ve Devletin Tüm Birimlerini Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın üstün yararını korumaya, Uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan öncelikle çocuklarımızın haklarımızı teslim etmeye davet ediyoruz.

Yorum Yazın