Tarih şan ve şerefle dolu büyük Türk miletinin vatan sevgisinin, şehadetle imtihan olduğu Çanakkale Zaferi’nin bir yıldönümünü daha kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz.
Tarihte eşine rastlanmayan bu büyük destan, yaklaşık 850 sene süren fetihler ile üç kıtada hükümran olan atalarımızın, yıllar süren bir çekilmenin ardından, başladıkları topraklar olan Anadolu’yu savunma ve vatan ilan etme savaşıdır.
Çanakkale Savaşı ile büyük Türk milleti, tüm dünyaya gerilemenin nihayet bittiğini duyurmuş, bugünkü coğrafyamız üzerinde sonsuza kadar yaşamaya kararlı olduğumuzu süngü, mermi ve yüksek iman gücü ile ilan etmiştir.
Çanakkale direnişi, namus bildiğimiz mefhumların zedelenmemesi için asil Türk evlatlarının kendilerini feda etmekten asla çekinmedikleri tarihi ve emsalsiz bir meydan okuma olarak anılacaktır.
Bu zafer aynı zamanda aziz milletimizin, varlığına yönelmiş ve artık sabır sınırlarını zorlayan tehditler için neleri göze alıp, nasıl başarabileceğimizin emsalsiz bir örneği olmuştur.
Çanakkale Zaferi, vatanın ve milletin, bekası ve mutluluğu için canlarını feda edecek kadar benliklerinden vazgeçmiş yüz binlerce milli kahramanın, ilahi bir mücadele gücü ile Türk milletini yüceltme ülküsünün de ihtişamlı ve mukaddes bir hatırasıdır.
Bu açıdan Çanakkale Savaşları yalnızca bir askeri başarı değil, izzeti nefsi ve haysiyeti ile oynanmak istenen büyük Türk milletinin topyekün ayağa kalktığı bir diriliş ve yükseliş abidesidir.
Bu milli silkiniş etkilerini dalda dalga göstermiş, müteakip senelerde Türk milliyetçilerinin şahlanışına kaynaklık ederek Anadolu topraklarında düşmana karşı verilecek olan Milli Mücadelenin de meşalesini ateşlemiştir.
Çanakkale Zaferi, milletler mücadelesinin acımazca sürdüğü bir dönemde, büyük Türk milletinin milli kimlikte buluşmasının, güç ve moral biriktirmesinin, öze ve inançlarına dönmesinin de bir nirengi ve dönüm noktası olmuştur.
Çanakkale dirilişi, Türklüğü küçümseyen, onuruna ve kutsallarına el ve dil uzatmaya yeltenen, Türk milletinin gücünü imtihan etmeye kalkışan bugünkü ihanet odaklarını nasıl bir sonucun beklediğini anlamaları açısından, ders almaları gereken tarihi bir ibret ve ihtar vesikasıdır.
Bu vesile ile, kutlu vatan topraklarında huzur içinde yatan ve bizim varlık ve yaşama nedenimiz olarak kendini feda eden o meçhul kahramanların aziz hatıralarını hürmet ve hayranlıkla yâd ediyorum.
Bu zafere ulaşarak vatanı ve bayrağı için şehit olan, bugün bizlerin bağımsız bir ülkede hayat ve vücut bulmamızı sağlayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü , silah arkadaşlarını ,kahraman milletimizi ve isimsiz tüm vatan sevgisiyle yanıp tutuşan vatanı uğruna canını hiçe saymış vatan evlatlarını bir kez daha minnetle, şükranla, rahmetle anıyorum ve yad ediyorum.
Tarih boyunca vatan ve millet sevdası ile şehit düşmüş ecdadımıza; bugün milletin bekası ve esenliği uğruna can vermiş evlatlarımıza ve kahramanlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
Ruhları şad olsun.

Ünal Tekdamar
Gaziemir Ülkü Ocakları Başkanı

Yorum Yazın