Menderes’teki düğün salonları 137 düğüne ev sahipliği yaptı

İzmir’in Menderes ilçesinde kente kazandırılan kır düğün salonları, 2017 yılında toplam 137 düğüne ev sahipliği yaptı.Menderes’te çiftler, ömür boyu mutluluğa Menderes Belediyesi Kır Düğün Salonlarında ’evet’ dedi. Bu düğün salonlarında 2017 yılında 137 düğün gerçekleştirilirken, İkiz Kır Düğün Salonları, Oğlananası Mahallesinde yer alan kır düğün salonu ve Bulgurca Mahallesinde yer alan kır düğün salonunda ayrıca 55 sünnet, 22 kına gecesi ve 9 nişan gerçekleşti.Salonlara ilginin yoğun olduğunu kaydeden Menderes Belediye Başkanı Bülent Soylu, "Menderes’in büyük eksiği olan kır düğün salonlarını ilçemize kazandırmamızla birlikte vatandaşlarımız büyük ilgi gösterdi. İlk günden itibaren kır düğün salonlarımıza yoğun bir talep var. Bu salonları ilçemize kazandırmadan önce ne yazık ki vatandaşlarımız başka ilçelerde büyük ücretler ödeyerek mutlu günlerini gerçekleştiriyorlardı. Bizim dönemimizle birlikte artık vatandaşlarımız düşük ücretler ödeyerek en mutlu günlerini buralarda yaşıyorlar. Talep o kadar çok ki 2018 yılı düğün sezonunda hafta sonu için şimdiden yer kalmadı. Evlenmek isteyen, nişan, sünnet, kına gecesi gibi özel günlerini kır düğün salonlarımızda yapmak isteyen vatandaşlarımız hafta içi boş kalan günler için elini çabuk tutsun” dedi.Yaşanan yoğunluk nedeniyle yeni projeleri de hayata geçirdiklerini kaydeden Başkan Soylu, "Yeni kır düğün salonlarını da ilçemize kazandırıyoruz. Üç projemizin çalışmaları başladı. Gümüldür Cumhuriyet Mahallesi, Tekeli Atatürk Mahallesi ve Küner Mahallemize kazandıracağımız modern kır düğün salonlarını İnşallah 2018 yılında vatandaşlarımızın hizmetine açacağız” diye konuştu.

İEÜ’de Türk Patent Bilgi ve Doküman Birimi kuruldu

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından buluşların, AR-GE çalışmalarının katma değere dönüştürülmesi için yetkilendirildi. Bu kapsamda ise İEÜ bünyesinde Türk Patent Bilgi ve Doküman Birimi kuruldu.İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ)’nin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yetkilendirilmesinin ardından, üniversite bünyesinde de Türk Patent Bilgi ve Doküman Biriminin kuruluşu da gerçekleştirildi.İzmir Ekonomi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Can Şımga Muğan, Türk Patent ve Marka Kurumu ile protokol doğrultusunda yetkili kurum olduklarını, bölgenin fikri ve sınai haklarının, patent portföyünün geliştirilmesi için çalışmalar yapacaklarını kaydetti. Prof. Dr. Muğan, “Üniversitemizdeki araştırmacıların yanı sıra oluşturduğumuz ekosistem kapsamındaki kuruluşlar da bu süreçten yararlanacak. AR-GE çalışmaları sonucundaki buluşların toplumun yararına kullanılabilmesi ve katma değere dönüşmesi için gerekli süreçler, Türk Patent Bilgi ve Doküman Birimi tarafından sağlanacak. Birimde kurumlar, oluşturacağımız arayüz ile bilgiye daha kolay ulaşabilecek” dedi.Üniversitenin girişimcilik ruhu üzerine kurulduğunu, öğrenci, akademisyen ve sanayi ortakları arasında fikir aşamasından projelendirmeye, bilimsel teknolojiden üretime dek tüm safhalarda ihtiyaçları karşılama amacı taşıdıklarını vurgulayan Prof. Dr. Muğan, şöyle devam etti:"İzmir Bilimpark, inovasyon ve girişimcilik başlığı altında üniversite ile sanayi arasındaki teknolojik katma değer yaratıyor. Türk Patent Bilgi ve Doküman Birimimiz hem üniversitemizdeki akademisyen, girişimci öğrencilerimiz ve İzmir Bilimpark bünyesindeki firmalar ve sanayi kuruluşlarına, fikri, sınai haklar konusunda ihtiyaç duyacakları her türlü bilgi ve belgeyi sağlamak amacındadır. Patent, faydalı model, endüstriyel tasarım ve marka tescili başvuru süreçlerine destek oluşturulacak. Fikri ve sınai mülkiyet haklarına ilişkin ulusal ve uluslararası mevzuat ile her türlü bilgi ve dokümana kolaylıkla erişebilecekler; ayrıca Türk Patent Kurumu tarafından belirli zamanlarda verilecek eğitimlerin organizasyonlarını da gerçekleştireceğiz."

İzmir’de göçmen kaçakçılığı: 54 kişi yakalandı

İzmir’in Dikili ilçesinde yasa dışı yollarla yurt dışına kaçmaya çalışan 21’i çocuk 54 göçmen Sahil Güvenlik ekiplerince yakalandı.Edinilen bilgiye göre, Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekipler, Dikili ilçesi önlerinden bir grup düzensiz göçmenin denize açıldığını tespit etmesi üzerine harekete geçti. Sahil Güvenlik botu tarafından tespit edilen hareketli lastik bot durdurularak, içerisinde bulunan 21’i çocuk 54 göçmen yakalandı. Göçmenler işlemlerinin ardından İzmir Göç İdaresine gönderildi.
article placeholder

Trenin altında kalan genç feci şekilde can verdi

İzmir’in Konak ilçesinde, test treninin çarptığı genç feci şekilde can verdi.Olay, dün saat 23.00 sıralarında Halkapınar metro istasyonunda meydana geldi. İddiaya göre, 19 yaşındaki Halil Bingöl, Halkapınar istasyonu yakınındaki tren raylarında bulunduğu sırada, Cumaovası-Aliağa arasında sefer yapan test treninin çarpması sonucu altında kaldı. Olayı gören istasyondaki güvenlik görevlileri, durumu 112 Acil Sağlık, AKS ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine intikal eden AKS ekipleri, trenin altında kalan Bingöl’ü çıkarttı. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde gencin yaşamını yitirdiği belirlendi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, polis ekipleri olay yerinde incelemelerde bulundu.Öte yandan, istasyonun güvenlik kameralarını da incelemeye alan ekipler, olayın intihar mı ya da kaza mı olduğu yönünde araştırma başlattı. Trenin altında kalarak feci şekilde can veren Bingöl’ün cansız bedeni, savcının incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
article placeholder

İki öğretmen, kitaplara “göz kulak” olacak

Anne ve babası işitme engelli olduğu için çocukluğundan bu yana işaret dilini çok iyi kullanan anaokulu öğretmeni Özlem Özer ve spikerlik eğitimi alan Türkçe öğretmeni Rümeysa Süner, becerilerini birleştirip çok güzel bir projeye imza attı. “Gören gözüm, duyan kulağım ol” ismini verdikleri proje ile kitapları seslendirip, işaret diline çeviren öğretmenler çektikleri videoları sosyal medya aracılığı ile görme ve işitme engelli bireylere ulaştıracak.Zübeyde Hanım Eğitim Kurumları Bornova Kampüsünde görevli anaokulu öğretmeni Özlem Özer (23) ve Türkçe öğretmeni Rümeysa Süner (32) dikkat çekici bir farkındalık projesine imza attı. Kitapları seslendirip işaret diline çeviren öğretmenler, kitaplardan engelsiz bireyler kadar yararlanamayan engelli bireylerin ufkunu açmak için yola çıktı. Anaokulu öğretmeni Özlem Özer, işitme yetersizliği olan anne ve babanın işitme yetersizliği olmayan kızları olarak dünyaya geldi. Doğduğu andan itibaren de işaret dili ile tanıştı. Birçok işitme engelli bireyle bir arada olma fırsatı yakalayan Özlem Özer, “Bu sebeple onları daha iyi gözlemleme şansım oldu. Kelime dağarcıklarının yetersizliği nedeniyle kitap okuma alışkanlığını tam olarak kazanamıyorlardı. Bu nedenle Türkçe öğretmeni arkadaşımla birlikte böyle bir proje oluşturduk” dedi.Anne ve babasına okuyarak başladıKitap okuma alışkanlığının modelleri gözlemleyerek oluşturulan bir davranış şekli olduğunu belirten Özlem Özer, “Ben de çevremde çok fazla model göremedim ama bu alışkanlığı kazanmanın çeşitli yolları var. Bu projemiz de bu yollardan biri. Seçtiğimiz kitaplar arasında küçükler için hikaye kitapları, yetişkinler için romanlar, şiir kitapları da var. Anne ve babam için evde televizyon kanallarını, gazeteleri ve kitapları işaret diline çeviriyordum. Şimdi daha geniş kitlelere hitap etmem onları da mutlu etti. Bu eksikliğin bir şekilde tamamlanması gerekiyordu. Umarım biz de elimizden geldiğince destek olabiliriz” diye konuştu."Köprü vazifesi görmek istiyoruz"Projenin adını “Gören gözüm, duyan kulağım ol” olarak belirlediklerini anlatan Türkçe öğretmeni Rümeysa Süner de, “Toplumda çok fazla görme ve işitme engelli birey bulunmakta. Sosyal hayata uyum sürecinde yardımcı olmak istiyoruz. Aynı zamanda ulaşamadıkları ama ihtiyaç duydukları kitaplara ulaşmada köprü vazifesi görmek istiyoruz. Benim spikerlik eğitimim, Özlem arkadaşımın da işaret dili eğitimi olduğu için bu becerilerimizi birleştirdik. Çünkü her bireyin kitap okuma hakkı olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.Okul projeye destek verdiÇevrelerinde çok sayıda işitme ve görme engelli birey olduğu için okuma listesini biraz da onların istekleri doğrultusunda hazırladıklarını anlatan Süner, şunları söyledi:“Proje ilerledikçe, istekte bulunulan daha çok kitabı seslendirmek istiyoruz. Biz de arkadaşımla boş derslerimizi bu şekilde değerlendirmeye karar verdik. Okulumuz da projemizi destekleyerek bize böyle bir imkan sundu. Umarım çok fazla sayıda insana faydamız dokunur."