C

“Ben neysem oyum, 

Sen neysen osun,
O neyse o..
fakat hep birlikte o kadar çok ortak yönümüz var ki!”
“Biraz gez dünyanın hiç kimsenin olmadığını anlarsın.Mülkün gerçek sahibi bu kadar zahirken toprak üzerinde kimsenin kimseye öncelik hakkı bulunmadığını sadece bazılarının biraz erken geldiğini bazılarınınsa biraz geç kaldığını anlarsın.”
İnsan hakları,insanın sadece insan olarak dünyaya geldiği için sahip oldukları haklardır ve çelikten yapılmış bir yelek gibi insanı korurlar.Tuhaf ama insanı insana karşı korurlar. Hepimizindir. Bazen görünmez olsalar da vardırlar ve insanlık var olduğu sürece de olmaya devam edeceklerdir.
15 Temmuzda yaşadığımız olayların ana fikri olarak çokça söylediğimiz ve bu süreçte sıkça duyduğumuz bir kavram var. “Demokrasi.”
“Milletler topla, tüfekle, zırhlılarla, ordularla, uçaklarla, silahlarla yıkılmıyor, yıkılmaz. Bunu 15 Temmuz gecesi gördük.Milletler ancak aralarındaki, bağlar çözülerek herkes kendi başının derdine, kendi havasına düştüğü zaman yıkılır…
Peki ne yapmalıyız?
Kültürel değerleriyle bizi bütünleştiren, adeta yoğuran “köklü medeniyetimiz” etrafında toplanacağız. Buna ayrılık düşürmeye gayret edenleri görüyoruz, görebiliriz de… Tarih boyunca da gördük.Kim ne yaparsa yapsın biz bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı paydasında inşallah geleceğe birlikte yürüyeceğiz. Beraber yürüyeceğiz
Biliyorum ki bir aksiyona bağlanamayan, kendi kendini devamlı öğüten bir düşünce, hakkıyla var olamıyor.Bugün tüm dünya insan haklarının varlığını hatırlatıyorsa bir şeyler yolunda gitmiyordur.İnsanın yaratılışından beri çiğnenen haklar, ölümler, savaşlar, zulümler, kadınlara -çocuklara yapılan şiddet kanserleşerek bataklaşarak bir yara gibi insanlığı tehdit ediyor. Hiçbirimiz bu illet bize bulaşmadan ciddiyetini anlayamıyoruz.Bugün terörün savaşların öldürdüğü insan sayıları bu utanç tablosunu yüzümüze çarpıyor çarpmasına ama…
Ege denizinde son dört yılda ölenlerin sayısı, bu denizin bizler için anlamını biraz değiştirmediyse, ülkmizde her gün terör yüzünden ölen insan sayısı bizi şaşırtmaz olmuşsa dünyada bazı coğrafyaların çocukları gülümsemiyorsa,bugün Halep’te binlerce insan katlediliyorsa buna üzülmekten, üzerinde oturup düşünmekten fazlasını yapmalıyız. Sığınmacılara arkamızı dönerek, dünyadaki açlık sorununa kulaklarımızı tıkayarak, öldürülen çocukların kıyıya vuran bedenlerini gördüğümüzde haber kanalını değiştirerek, su sorunu yaşayan bir coğrafyayı yok sayarak çözümler buluyorsak insan hakları üzerine otutup konferanslar yapmak yapıcı bir çözüm olmayacaktır kanaatimce.Çünkü biz, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” diyen bir dine inanıyoruz.
İnsan hakları tıpkı doğa gibi saldırıya uğrayabilir! Fakat bir ruhtur ona zarar verilemez. Hepimize aynı muameleyi yapar. Zengin ya da yoksul , yaşlı ya da genç, beyaz veya siyah, iri veya küçük kadın ya da erkek dinlemez.Bize saygıyla muamele eder ve bizim de başkalarına saygıyla yaklaşmamızı ister.
İnsanın insana duyacağı sevgi, saygı, anlayış, merhamet belki de bu hakların kendiliğinden uygulayıcısı olacak. Belki de artık bu hakların varlığını 10 Aralık’ta hatırlatmaya İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini kör olmuş gözler için duvarlara asmaya, sağır olmuş kulaklara bağırmaya gerek kalmayacak bir dünyada yaşayacağız. Temennim budur.
Uçurtma Avcısı isimli filmi ve kitabını hatırlarsınız belki.Orada aklımdan silinmeyen bir sahne var.Emir’le babası bir su tankerinin içinde Afganistan’dan kaçarken, Emir nefes alamıyorum dediğinde, babası “başka bir şey düşün, bir şiiri aklına getir” demişti.. Emir de Mevlana’dan okumaya başlamıştı.
Ben de sözlerimi Emir’in Mevlana’dan okuduğu o dizelerle son vermek istiyorum.
Geldiysek buraya uyumaya,uyuşuk kullarındanız
Geldiysek uyanmaya onun ellerindeyiz
Geldiysek ağlamaya bulutları yağmur dolar
Geldiysek gülmeye onun şimşeği oluruz
Geldiysek öfkeye ve savaşa
Cevabı gazabı olur
Geldiysek barışa ve af dilemeye
Cevabı sevgisi olur
Bu karmaşık dünya
biz kimiz? (Mevlana)
İlçe Milli Eğitim Müdürü
Aydın USMAN

Yorum Yazın